Google+ Followers

7 Mayıs 2014 Çarşamba

SÖZCÜKTE ANLAM

Sözcükte Anlam


Nedir Sözcük?
Sözcük: Bir Kavram birimidir. Bir Varlığın, ya da Bir durumun zihinde canlanabilmesi for ONU karşılayan Bir gösterimdir nesnenin Bir.
Sözcüklerin Anlam Açılımları
Temel Anlam: ILK Anlam (Temel Anlam)
Bir Sözcük söylendiğinde aklımıza tip gelen, kavrayışımızda initial uyandırdığı anlamdır. Kısacası, bir, sözcüğün biçimlenmesinde, kuruluşunda Esas income anlamdır. Örnek:
ü   Boğazımda Bir Yanma Var. (Temel Anlam)
ü   Şişenin boğazı Kirilmis.
ü   Çanakkale Boğazı'nda müthiş Bir tipiye yakalandık.
ü   Babam Yedi boğaza bakmaya çalışıyordu.
ü   Ali, boğazına düşkün Bir çocuktur.
 Bir sözcüğe püskürtülen anlamının dısında yeni yeni anlamlar yükledikçe anlamının da Derece Derece soyutlaştığı görülür. Örnek:
ü   Törende, Kurdeleyi KOYUN Muhtarı kesti. (Somut Temel anlam)
ü   Patates doğrarken parmağını kesti (Somut yan anlam)
ü   Oyun kağıdını ortadan kesti. (Somut yan anlam)
ü   Onunla Olan bütün, ilişkisini kesti. (Soyut mecaz anlam)
Bir Sözcük Tek Başına kullanıldığında püskürtülen anlamını Korur. Nato'da cümle Içinde püskürtülen anlamından uzaklaşabilir. Örnek:
"Kaçmak" sözcüğünün püskürtülen Anlamı TIR "Bir yerden gizlice çabucak uzaklaşmak ettik".
ü   "Ben çalışmaktan hicbir Zaman kaçmam." cümlesinde Temel anlamından uzaklaşmıştır.
Sözcüklerin Temel Anlamlarıyla İlgili Dikkat Edilecek noktalar:
Temel Anlamı somut income Sözcükler, ÖNCELİKLE somut mecaz anlamlar Kazanır ettik. Örnek:
"Ateş" sözcüğü, Temel anlamıyla düşünüldüğünde Temel Anlamı somuttur, biçiminde açıklanabilir "Bir nesnenin etrafa ISI IŞIK yayarak yanması ettik".
ü   Gençler, kumsalda Büyük Bir Ates yakmışlardı. (Temel anlam)
ü   Hastanın ateşi sabaha kadar düşmüştü. (Somut yan anlam)
ü   SU Yağan kar safra yüreğimdeki ateşi söndüremez. (Soyut mecaz anlam)
Yan Anlam:
Sözcüklerin tip konuluş anlamına Bagli Olarak Zaman Içinde kazandıkları yeni anlamlardır. Bu Anlama, kullanılış Anlamı ya da yan anlam Delos Verilir. Örnek:
ü   Çocuk Kapıyı sessizce Açtı. (Açmak:. Bir Seyi kapali durumdan Kurtarmak)
ü   Gömleğinin düğmelerini yarıya Kadar Açtı. (Açmak: Sarılmış, katlanmış, örtülmüş, buruşmuş
                                                                       VEYA iliklenmiş Olan şeyleri met durumdan Kurtarmak.)
ü   Okulun karşısına Bir Büfe DAHA Açtı. (Açmak: Bir kuruluş, bir, işyerini ISLER Duruma getirmek.)
ü   Annem çok güzel baklava Açar. (Açmak:. Kalın Bir nesneyi yayarak ince Duruma getirmek)
ü   Komşumuz tıkanan lavaboyu Açtı. (Açmak: Tıkalı Bir Seyi, met durumdan Kurtarmak.)
Sözcüklerin Yan Anlamlarıyla İlgili Dikkat Edilecek noktalar:
ü   Her sözcüğün genel Fotoğraf Olarak tek Temel Anlamı Varken, BİRDEN ÇOK yan Anlamı OLABILIR.
ü   Bir Sözcük, ya da yan Anlamı verecek biçimde kullanıldığında Gerçek anlamıyla Kullanilmis Olur Temel. O Halde Gerçek anlam, hem Temel hem de yan Anlamı kapsayan genel Fotoğraf Bir addır.
ü   Yan anlamların Bir Bölümü mecazsız, somut anlam taşırken (ölü yan anlam) Bir Bölümü de mecazlı, Soyut anlam taşır.
Mecaz Anlam:
Sözcüklerin cümle, Dize VEYA deyim icine girdiklerinde, Gerçek anlamlarından TAMAMEN sıyrılarak Baska bir Sözcük ya da Kavram Yerine kullanılmasıyla kazandığı Anlama mecaz (değişmece) anlam DENIR. Mecaz anlam, Sözcüğün continuous Olmayan, KULLANIM Içinde Gecici Olarak üstlendiği anlamdır. Örnek:
ü   Müşteriden para sızdırmak for Elinden geleni yapardı.
ü   saticinin o ince tiz sesi kulaklarımızda patlıyordu ettik.
ü   Bugünlerde havasından Yanina varılmıyor.
ü   Bu Hayırsız evlat for human Kendisini Ateşe atar mı?
Mecaz Türleri
                        Benzetme (Teşbih):
Aralarında benzerlik yararlanılır Iki varlıktan (kavramdan) niteliği zayıf olanın, niteliği Üstün, Belirgin olana benzetilmesidir.
Benzetme, Sözü DAHA etkili Gözle görünür Kilmak amacıyla kullanilan Bir mecaz türüdür ettik. Benzetmenin Dört öğesi vardir:
1 - Benzeyen (niteliği zayıf income)
2 - Benzetilen (niteliği, Üstün, Belirgin income)
3 - Benzetme Yönü (benzerlik ilgisi gösteren)
4 - Benzetme edatı (Gibi, kadar, sanki, misali)
Örnek:
Kızın       deniz            Gibi        masmavi      Gözleri     Vardi.
            Benzetilen Benzetme Benzetme Benzeyen 
                                 Edatı Yönü
Benzetmeyle İlgili Uyarılar:
Benzetmenin oluşabilmesi for benzeyen kendisine benzetilenin kullanılması şarttır ettik.
Bunlar, benzetmenin Temel öğeleridir.
Dört öğesinin dördünün de kullanildigi benzetmelere AYRINTILI benzetme,
benzetme edatının olmadığı benzetmelere kısaltılmış benzetme,
yalnizca Temel öğelerin kullanildigi benzetmelere Teşbih-i Beliğ DENIR.
Örnek:
   Sular    öyle      Temiz   ki annemin Yüzü       Gibi.              (AYRINTILI Benzetme)
Benzeyen Benzetme Benzetilen Benzetme
                           Yönü Edatı  
   Adam     cesurlukta    aslandı.                                           (Pekiştirilmiş Benzetme)
Benzeyen Benzetme Benzetilen
                    Yönü
Bin Atlı o Gün      dev            Gibi       Bir    ​​orduyu    yendik. (Kısaltılmış benzetme)
                     Benzetilen Benzetme Benzeyen
                                          Edatı
Gider oldum    Kömür       gözlüm     elveda. (Teşbih-i Beliğ)
                   Benzetilen Benzeyen
Eğretileme (İstiare):
İstiare: Arapça Bir Sözcük Olup "Bir Seyi İğreti, ödünç alma" anlamındadır. Ya da benzetilenle Yapılan benzetmedir seni benzeyenle. Örnek:
ü   Aslan Gibi Güçlü Bir adamdı. (Benzetme)
ü   Soruyu Doğru yanıtlayınca "Aslan olacak!" dedi. (Eğretileme)
Eğretileme ÜÇ çeşittir.
Açık Eğretileme: yalnizca kendisine benzetilenin kullanılmasıyla Yapılan eğretilemedir. Örnek:
ü   Havada bir dost eli okşuyor tenimizi. Benzeyen: Rüzgar (yok) Benzetilen: Bir dost eli
ü   Kurban olam kurban olam
      Beşikte Yatan kuzuya Benzeyen: Bebek, çocuk (yok) Benzetilen: Kuzu
Kapalı Eğretileme: YALNIZCA benzeyen Ile Yapılan, benzetilenin de bir özelliğinin belirtildiği (genel Fotoğraf Olarak benzetme Yönü) eğretilemedir. Örnek:
ü   Oğlu büyüyünce yuvadan Ucup gitti.
   Benzeyen: Oğul Benzetilen: Kuş (yok) Benzetme Yönü: Ucup Gitmek
ü   Ay zeytin ağaçlarının arasindan Yere damlıyordu.
   Benzeyen: ay Benzetilen: su (yok) Benzetme Yönü: Yere damlaması
Yaygın (Temsili) Eğretileme: Benzetmenin Temel öğeleriyle Birlikte, BİRDEN ÇOK benzetme yönünün bulundugu eğretilemedir. Yaygın eğretilemede Bir "gizleme" vardir. Açıkça ya da Söylenmek Istenmeyen sözler söylenmeyen, Yoluyla sözlük anlamına gizlenerek söylenir ettik benzetme, Şairler bunu cogu kez güzel etkili Bir ​​anlatım for kullanırlar ettik. Örnek:
Artık demir Almak Günü gelmişse zamandan
Meçhule Giden Bir gemi kalkar limandan met
Eğretileme Yolları
İnsana özgü kavramların, doğaya (dis dünyadaki varlıklara) aktarılmasıyla;
Örnek:
   İnsan                       DERİNDEN derine  ırmaklar   aglar. Kapalı Eğretileme
Benzetilen Benzeyen
Doğaya özgü kavramların İnsana aktarılmasıyla;
Örnek:
Askerin Ölümü             Bir hilal Uğruna Ya Rab ne   güneşler batıyor.     Açık Eğretileme 
   Benzeyen Benzetilen
Dogadaki Bir varlığa AIT özelliğin, Bir Başka varlığa aktarılmasıyla;
Örnek:
  Bulut                         Yüce Başında bir top Dag   pamuk     VAR. Kapalı Eğretileme
Benzeyen Benzetilen
Bir duyuya AIT Bir kavramın Bir Başka duyuya aktarılmasıyla;
Örnek:
                                    Sicak bakışlarıyla ısıtırdı içimizi. Kapalı Eğretileme
Reklam Aktarması: (Mürsel Mecaz)
Bir sözü benzetme amacı gütmeden Bir Başka Söz Yerine kullanmaktır.
Sözcüklerin yeni anlamlar yüklenmesinde Bir ETKEN de reklam aktarmasıdır. Örnek:
ü   "beyaz perde" for "Sinema"
ü   "seçime katılmak" Yerine "sandık Başına Gitmek"
Reklam aktarması ŞU İlişkiler çerçevesinde kurulabilir:
ü   Sanatçı Verilir, yapıtı anlatilir. Örnek:
      Yaşar Kemal'i lise yıllarımda okudum. (Yaşar Kemal'in romanlarını)
ü   İçteki Varlık Verilir, Dışındaki anlatilir ya da dıştaki Varlık Verilir İçindeki anlatilir. Örnek: Haberi duyunca bütün, ev ayağa kalktı. (Evin İçindeki peoples)
                      Ayağını çıkarmadan İçeri girme. (Ayakkabını)
ü   Parça Verilir, bütün, anlatilir ya da bütün, Verilir, Parça anlatilir. Örnek:
        Bu acılı Haberi ona hangi dil söyleyebilir? (İnsan)
                     Gemi Mersin'e yanaştı. (Mersin Limanı)
ü   Bir Yer Delos Verilir, o Yerde Yaşayan peoples anlatilir. Örnek:
                     Bütün köy meydanda toplandi. (Köy Halkı)
                    Erzurum, Mustafa Kemal'e kucak Açtı. (Erzurum Halkı)
ü   Bir Yön Delos Verilir, o yöndeki bölgeler ya da ülkeler anlatılmak istenir. Örnek:
                     Batı met Duruma müdahale etmedi. (Batı Ülkeleri)
ü   Bir Eşya Delos Verilir, ONU kullananlar anlatılmak istenir. Örnek:
                      Koştu, yokuş Asagı Bir şapka. (İnsan)
ü   Soyut Bir reklam verilip, somut Bir Varlık anlatilir. Örnek:
                      Bu sonucu Türk gençliğine armağan ediyorum. (Genç peoples)
                      Gurbet Çeken gönüller kuşatmıştı Ocağı. (Cep telefonları için)
ü   sonuc Verilir, bunun nedeni kastedilir. Örnek:
      Gökten sicim Gibi Bereket Yağıyor. (Bereket, sonuçtur, nedeni yağmur anlatılmıştır)
Kinaye (Dolaylı Söz Söyleme): Sözcüklerin Eklendi çok Anlamlı Olarak kullanılmasında kinayenin de Büyük Bir onemi vardir. Kinaye Bir sözün hem Gerçek'in hem de mecaz anlamını düşündürecek biçimde kullanılmasıdır Bir. Kinayede Gerçek anlam Verilir, mecaz anlam kastedilir. Örnek:
ü   Bu çocuğun Elinden Kılıçotun ne KAYBEDERSİN?
ü   Bulmadım dünyada Gönüle mekan
      Nerde gül bitse etrafı diken
ü   SU karşıma göğüs geren
      Taş Dağlar Mısın bağırlı?
Tariz (Taşlama): Bir kimseyi iğnelemek, onunla alay Etmek amacıyla Bir sözü Gerçek anlamının tam karşıtı Bir anlamda kullanmaktır. Örnek:
ü   Randevuna sadıkmışsın, beklemekten kök saldık.
ü   O Kadar Eklendi çok konuştu ki söylediklerinden hicbir sey anlamadık.
ü   BİRAZ DAHA Hızlı ve yürürsen karıncalar safra BIZI geçecek.
Teşhis - İntak (Kişileştirme - Konuşturma):
İnsana özgü nitelikleri insan Fotoğraf Dışındaki varlıklara aktarmaya kişileştirme denirken, met varlıkların human Gibi konuşturulmasına da konuşturma DENIR. Örnek:
ü   Güneş ışığında yağmurunu Döken bulutlar sanki gülüyordu. (Teşhis)
ü   ufukta Günün boynu büküldü. (Teşhis)
ü   Dal, Bir Gün dedi ki tomurcuğuna:
      Tenimde Bir yara ISLER gibisin. (İntak)

Abartma (Mübalağa):
Bir Durumu olduğundan Eklendi çok ya da az göstermektir. Örnek:
ü   Bütün Gün çalışmaktan iğne ipliğe Döndü.
ü   Alem sele gitti gözüm yaşından
ü   Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
      Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.
Sözcüklerin Terim Anlamı: Bilim, Sanat, Meslek Bir spor dalıyla ilgili Kesin Anlamı income Özel Bir kavrami gösteren Gerçek Anlamlı sözcüklere Terim'in DENIR ettik. Örnek:
ü   Bu sınıfa yirmi Sıra yerleştirelim
             Toplumsal Sınıflar arasindaki çelişkileri inceliyor.
ü   Bu Çiçeğin kökü TAMAMEN Kurumus.
      Sözcük köklerini gövdelerini tanıyalım ettik.
İkilemeler: Anlamı anlatımı güçlendirip pekiştirmek amacıyla SIM Express ya da sesleri birbirine benzeyen sözcüklerin art arda yinelenmesiyle olusan: söz gruplarına ikileme DENIR ettik.
İkilemelerin anlamsal Özellikleri soyle sıralanabilir:
ü   Anlamı güçlendirip pekiştirmek, Anlamı abartmak. Örnek:
Güzel mi güzel kız
Demet demet çiçek
Çuval çuval fındık
Çıtır çıtır simit
Aglaya sızlaya Bir hal Olmak
Güle güle ÖLMEK
VARINI yoğunu Ortaya çıkartmak
ü   "soyle boyle, Yaklasik Olma" Anlamı Vermek. Örnek:
İyi Kötü (bilmek)
Aşağı yukarı (Anlamak)
HEMEN HEMEN (bitirmek)
İkilemelerin Kuruluş (Yapılış) Özellikleri:
ü   Ayni sözcüğün tekrarıyla olusan ikilemeler. Örnek:
Iri iri - Koca Koca - Yavaş slow - Uslu uslu
ü   Yakın Anlamlı sözcüklerin tekrarıyla oluşanlar. Örnek:
Börek çörek - Derli toplu - Sorgu sual - Doğru dürüst - Sağ salim
ü   Biri Anlamlı diğeri anlamsiz sözcüklerin Bir Araya gelmesinden oluşanlar. Örnek:
Çalı çırpı - Konu komşu - Yırtık pirtik - Eğri büğrü
ü   Her Ikisi de anlamsiz sözcüklerin yan Yana gelmesiyle oluşanlar. Örnek:
Ivır zıvır - Abur cubur - ECIS Bucus - Dangıl dungul
ü   Karşıt Anlamlı sözcüklerden oluşanlar. Örnek:
İyi Kotu - Er Geç - Düse kalka - İleri Geri
ü   Yansıma sözcüklerin tekrarlanmasıyla oluşanlar. Örnek:
Vizir vizir - Şırıl şırıl - TIKIR TIKIR - Horul horul
UYARI
İkilemeler Daima Ayri yazılır ikilemelerin arasına virgül isareti ettik KONULMAZ.
Deyim Anlamı:
Belli Bir Durumu, belli Bir kavrami Göstermek İçin KULLANILAN öz anlamından az Eklendi çok Ayri Bir anlam taşıyan, kalıplaşmış, Halkin ABGS dil ürünü income sözlere deyim DENIR. Örnek:
ü   icine ateş düşmek
ü   pabucu dama atılmak
ü   Yüreği ağzına gelmek
ü   İki gözü Iki çeşme
Deyimlerin Özellikleri
ü   Deyimler, kalıplaşmış sözlerdir. Sözcüklerin YERLERİ değiştirilemez Bir sözcüğün Yerine Eş anlamlısı getirilemez ettik. Örnek:
Sözgelimi "ayıkla pirincin taşını" Yerine "Seç pirincin taşını" denmez sana da Gibi deyimi oluşturan sözcüklerin YERLERİ değiştirilemez "Pirincin taşını ayıkla".
ü   Deyimler, değişik kip kisi ekleriyle çekime girebilirler ettik. Örnek:
   Kendini naza çek (mek)
   Kendini naza çek (iyor)
   Kendimi naza çek (tim)
   Kendilerini naza çek (erler)

ü   Deyimi oluşturan sözcüklerin arasına Baska: söz Grupları girebilir. Bu kullanımlarda deyim gözden kaçırılmamalıdır ipucu. Örnek:
                           Gözü vitrinde duran kırmızı elbiseye takıldı.
ü   Deyimler genel Fotoğraf kural bildirmez, Yol gösterip öğüt Vermez. YALNIZCA Bir Durumu En kısa yoldan en etkili Bir ​​biçimde anlatmaya yarar ettik. Deyim, met Yönüyle atasözünden ayrılır. Örnek:
İşleyen demir ışıldar.
Akacak kan damarda durmaz Atasözüdür, kural bildirir.
Annem dibine IŞIK Vermez.
Armut Pis, ağzıma düş.
Ne Kokar, ne bulaşır. Deyimdir, kural bildirmez.
Atı alan Üsküdar'ı geçti.
Deyimler Anlamları Kuruluşları (Biçimleri) Yönünden Iki gurupta incelenir ettik.
Anlamlarına Gore Deyimler
ü   Gerçek Anlamlı Deyimler
Bazi deyimlerde Sözcükler Gerçek anlamlıdır. Deyimin iletmek istedigi Durumu, deyimi oluşturan sözcüklerin anlamlarıyla düşünürüz. Bu TÜR deyimlerde anlatım güzelliği düşünülmez. Bunlar, Bir kavrami belirtir. Örnek:
Alan razı olsun şeytan razı olsun - Ne var ne yok? - Olur sey degil! - Nerde Akşam orda sabah.
İsmi var cismi yok - Yükte Hafif pahada Ağır.
ü   Mecaz Anlamlı Deyimler
Deyimlerde Genel Olarak deyimi oluşturan sözcüklerin cogu ya da tümü Gerçek anlamından uzaklaşarak TAMAMEN Farklı Bir Durumu ya da kavrami anlatmak Üzere kullanılır. Dilimizde deyimler genel Fotoğraf Olarak mecaz anlam taşır.
Mecaz Anlamlı deyimler Iki sekilde karşımıza Çıkabilir.
. 1. İliştirme Anlamlı Deyimler: Deyimi oluşturan sözcüklerden Bir ya da ikisiyle, deyimin ilettiği durum ARASINDA Dolaylı Bir baglanti vardir. BOYLE "iliştirme Anlamlı" deyimler DENIR deyimlere. Örnek:
Diline dolamak (sürekli SIM Express Seyi söylemekle, dil ARASINDA Bir BAĞLANTI var.)
Kulak Misafiri Olmak (DİNLEMEK)
Göz gezdirmek (Bakmak)
Ayaklarına kara sular inmek (yürümekten yorulmak)
. 2. Yummaca Anlamlı Deyimler: Deyimi oluşturan sözcüklerin anlamları Ile deyimin iletmek istedigi makarnalık arasinda hicbir anlam Bağlantısı olmayabilir. Bu tip "yummaca Anlamlı" deyim DENIR deyimlere. Örnek:
Baş Göz etmek (evlendirmek)
Burnu sürtülmek (taşkın davranışların cezasını çekip ılımlı Olmak)
Basmak damarına Can (Bir seyin en Önemli Noktası uzerinde Durmak)
Burnunun direği sızlamak (Eklendi çok üzülüp acımak)
Çamur atmak (Bir kimseyi lekelemeye calismak)
Yaş tahtaya basmak (tedbirsizlik edip sonu Tehlikeli işe yarıyo girişmek)
Yapılarına (Biçimlenişlerine Gore) Deyimler
Deyimler kalıplaşmıştır. Belli Bir söyleyiş biçimi kazanmışlardır. Bir deyimin Her Yerde aynıdır söylenişi. Hem biçimce hem anlamca oğlunun söyleyiş biçimini almışlardır.
ü   Kimi deyimler Yargı (cümle) da ikili yargılı Olarak Kurulmuştur seni biçiminde. Örnek:
Atı alan Üsküdar'ı geçti.
Hamama Gider kurnaya, Düğüne sales zurnaya aşık Olur.
Hem suçlu hem Güçlü
Geçti Bor'un Pazarı, sür eşeğini Niğde'ye
ü   Kimi deyimler öykücük ya da Konuşma biçimindedir. Örnek:
Deveye, "Boynun eğri" demişler, "Nerem Doğru ki!" demiş.
Tencere dibin kara
Seninki benden kara
ü   Deyimler genel Fotoğraf Olarak mastar biçimindedir. Örnek:
Gönül KOYMAK - İçi burkulmak - Kapı disari etmek - Muradına ermek - ODU patlamak
Öküzün Altında buzağı aramak

ü   Bazi deyimler, Sözcük öbeği (tamlama) biçiminde kalıplaşmıştır. Örnek:
Kara çalı - püsküllü bela - Para canlısı - Para Babası - elinin körü - Ömür törpüsü
ü   Deyimler, Genel Olarak BİRDEN ÇOK sözcüğün kalıplaşmasından oluşur. Nato'da tek sözcükten olusan deyimler de vardir. Örnek:
Akşamcı - Gedikli - kılkuyruk - kaşarlanmış
ü   Kimi deyimler imkb ikileme biçiminde kurulurlar. Örnek:
Abur cubur - Açık Sacik - Ağır aksak - Ak pak - Apar Topar - Az Eklendi çok - Bata cika
Atasözleri: sonucu oluşmuş gözlemler ettik Deneyimler Uzun, Yol gösterici, Genel kural biçiminde kalıplaşan, toplumca benimsenen anonim Bir Image Quality taşıyan özlü sözlerdir ettik.
Atasözlerinin Biçim Özellikleri:
ü   Deyimler Gibi atasözleri de kalıplaşmıştır. Sözcüklerin YERLERİ değiştirilmez Bir sözcüğün Yerine Eş anlamlısı getirilemez ettik. Örnek:
Ak akçe kara Gün İçindir. - Kız beşikte, çeyiz sandıkta.
ü   Atasözleri Kısa az sözle Genis Bir Düşünce Ifade edilir, özlüdür ettik. Örnek:
Aç Ayı oynamaz. - Su yatağını Bulur. - Baş kes, Yaş kesme. - Boğaz kırk boğumdur.
Çivi çiviyi söker.
ü   Atasözleri genel Fotoğraf Olarak Bir Yargı (cümle) biçiminde Kurulmuştur. Örnek:
İt Urur kervan yürür. - İyilik eden, iyilik Bulur. - Ölmüş eşek Kurttan korkmaz.
Kardeş Kardeşi bıçaklamış, dönmüş yine kucaklamış. - Kavgada ağır yaralanan YK yumruk sayılmaz.
ü   Atasözleri genel Fotoğraf Olarak Genis Zaman kipinin Üçüncü tekil kişisiyle ya da emir kipinin İKİNCİ tekil kişisiyle çekimlenmiştir. Örnek:
Bir kez Düşün, SONRA Söyle. (II. tekil kisi emir kipi)
Pilav yiyen kaşığını next to taşır. (Genis Zaman kipi, III. Tekil kisi)
ü   Atasözlerinde Genel Olarak uyaklı uyumlu sesler Sözcükler VARDIR ettik ettik. Örnek:
Pekmezi küpten, kadını kökten al. - Sabreden derviş, muradına ermiş.
Sen dede ben dede, met atı kim tımar ede?
Atasözlerinin Anlam Özellikleri
ü   Atasözlerinin Bir Bölümü Gerçek anlamlıdır. Yani atasözünün iletmek istedigi düşünceyi ONU oluşturan sözcüklerin anlamları düşündürür. Örnek:
Çok ve Yaşayan bilmez, Eklendi çok gezen bilir. - Allah bilir AMA kul da sezer.
Al malin iyisini Çekme tasasını. - Bugünün isini yarına Bırakma. - Yiğidin yoldaşıdır, At.
ü   Atasözlerinin Bir Bölümü mecaz anlamlıdır. Yani atasözlerinin iletmek istedigi anlam, sözcüklerin anlamlarından Gerçek TAMAMEN bağımsızdır. Örnek:
Anne, dibine ISIK Vermez. - Altın, eli Bıçak Kesmez'in. - Kaynayan kazan kapak tutmaz.
Göç Dönüşü topal eşek ÖNE Geçer. - Etle Tırnak arasına girilmez. 
Eşeği dama çıkartan yine Kendi indirir.
ü   Bazi atasözleri ilettiği Yargı Yönünden karşıtlık ya da çelişki gosterir. Örnek:
İyilik eden iyilik Bulur.
                                                                                                     karşıtlık
İyiliğe iyilik olsaydi, koca öküze Bıçak olmazdı.
        
İyi insan Fotoğraf lafının Üstüne gelir.
                                                              çelişki
Iti bir çomağı hazırla.
ü   Atasözlerinde ahenk: söz sanatları da vardir ettik. Örnek:
Alet Isler, el övünür. (Mürsel-mecaz)
Güvenme varlığa, düşersin darlığa (tezat-karşıtlık)
  Elin Ağzı torba degil ki büzesin. (Benzetme)
El eli yıkar, Iki Elde Yüzü yıkar. (Tekrir)
Dökme suyla değirmen dönmez. (Kinaye)
Anlam Özelliklerine Gore Sözcükler
            Somut Soyut Anlamlı Sözcükler ettik:
Bir Sözcük, duyu organlarından Biri Yoluyla algılanabilen Bir varlığı gösterirse "somut Anlamlı", duyu organları Yoluyla algılanamayıp da zihinde var income kavramları gösterirse Sözcük Adını ALIR "Anlamlı Soyut". Örnek:
ü   Ağaç, taş, HAVA, ses, koku, çiçek. (Somut anlam)
ü   Mutluluk, Sevgi, korku, kin, dostluk, İNSANLIK. (Soyut anlam)
Somut Soyut Anlamla İlgili Uyarılar ettik:
ü   Bir Sözcük püskürtülen anlamıyla somutken cümlede kazandığı anlamıyla Soyut OLABILIR.
Bu yuzden Sözcükler somutluk soyutluk Yönünden değerlendirilirken cümle Içinde kazandığı Anlama GÖRE değerlendirilir. Örnek:
Sözgelimi "HAVA" sözcüğü Dokunma duyusuyla ilgili somut Bir anlam taşırken "Eski Eşyalar Salona Ayri Bir HAVA vermis." cümlesinde Soyut Bir anlam kazanacak sekilde kullanılmıştır.

ü   Aktarma Yoluyla somut Anlamlı Bir Sözcük Bir somut anlam DAHA kazanarak kullanılabilir. Örnek:
Organ Delos Olan somut Anlamlı "ayak" sözcüğü, "sıranın Ayağı, masanın Ayağı, köprünün Ayağı" Gibi kullanımlarda Yeni Bir somut anlam kazanmıştır.

ü   Soyut Bir kavramın Gözle görünür kılınması for somut Anlamlı Bir sözcükle anlatılması: söz Konusu OLABILIR. Bu Duruma somutlama DENIR. Örnek:
Bu sözlerin ONU kırmış. ("Üzmek", "kırmak" la somutlaştırılmıştır.)
Sanki bakışlarıyla BIZI eziyordu. ("Aşağılayıp, küçümsemek", "ezmek" le somutlaştırılmıştır.)
Kanunları çiğnemek suçtur.
    ("Ihlal edip, uymamak", "çiğnemek" sözcüğüyle somutlaştırılmıştır.)
ü   Deyimlerimizin Bir Bölümü somutlamaya ÖRNEKTİR. Örnek:
Öküz Altında buzağı aramak (Akla uymayan bahanelerle Suç suçlu Bulma çabası ve)
Öp BABANIN Elini (Beklenmedik Bir durum)
Örümcek kafalı (Geri düşünceli, Yenilikleri Kabul etmeyen)
ü   Soyut Anlamlı Bir Sözcük cümle Içinde Bir Soyut anlam DAHA kazanarak kullanılabilir. Örnek:
Karnım henüz Doymuş degil. (Soyut-Temel anlam)
Ömrü boyunca okudu, Hala Okumaya Doydu diyemem. (Soyut-mecaz anlam)
            Eş Yakın Anlamlı Sözcükler ettik:
Eş Anlamlı Sözcükler (Anlamdaş Sözcükler)
Ayni varlığı, da kavrami gösteren sözcüklerdir seni nesneyi. Aslında Lu'nun hicbir Dilde birbirinin tıpatıp Aynısı income Eş Anlamlı Sözcük YOKTUR. Bu TÜR sözcüklerin tip Bakista anlamlarının SIM Express oldugu sanılır. Fakat ÇOK ince Bir anlam ayrılığı vardir. Bugün dilimizdeki "Çevirmek, döndürmek", "yollamak, göndermek", "bıkmak, usanmak" sözcükleri görünüşte Eş Anlamlı sayılabilir. Fakat Aslında Lu'nun met sözler Ayri köklerden türemiş anlamca birbirine Eklendi çok yaklaşmış income sözcüklerdir ettik. Örnek: İri - Büyük - kocaman / Bitmek - tükenmek / Cihan - dünya - alem 
 Üzüntü - gam - keder / Diyar - tanımı i
Yakın Anlamlı Sözcükler
Anlamca SIM Express degil de birbirine BENZER Yakın Manzara income sözcüklerdir ettik. Dilimizde Eş anlamlılıktan Eklendi çok Yakın Manzara anlamlılık DAHA Yaygın Bir kullanima sahiptir. Eş Anlamlı sözcüklerde anlam eşitliği Varken (sesteş-eşsesli, uğraşmak-didinmek vb.) Yakın Manzara Anlamlı sözcüklerde anlamca Yakın Manzara Olma ÖZELLİĞİ vardir. Örnek: Sözünü onaylamadığım for bana darıldı.
      Toplantıya çağrılmazsa Bize gücenir.
UYARI
Sözcüklerin da Yakın Manzara Anlamlı Olup olmadıkları cümle İçindeki kullanımlarıyla specified sana es. Örneğin, "ak-beyaz", "siyah-kara" sözcükleri tek başlarına kullanıldıklarında Eş anlamlıdırlar ettik. "Ak akçe kara Gün İçindir." Fakat Gibi Bir kullanımda "ak kara ettik" sözcüklerinin Eş anlamlısı Değildir "beyaz siyah ettik".
            Karşıt (sivilce) Anlamlı Sözcükler:
Anlamları birbirine Karşıt income kavramları bildiren sözcüklerdir. Birbirine Karşıt yargılar verilirken Karşıt Anlamlı sözcüklerden yararlanılır. Bu açıklamadan ŞU anlam Çıkar. Karşıtlığın oluşabilmesi for, sözcüklerin uç noktalarda bulunma zorunluluğu vardir.
Sözgelimi "Yaşam - Ölüm" Iki uç noktada bulundugu for Karşıt anlamlıyken "zayıf - dolgun" Yaklasik Karşılığı gosterir Uzak Anlamlı Olarak Kabil edilir ettik. Örnek:
Gülmek - ağlamak / Dar - Genis / Er - Geç / Alçak - YÜKSEK / Sert - YUMUŞAK
UYARI
ü   Bir sözcüğün Olumsuz Kullanilmis Sekli onun Karşıt anlamını oluşturmaz.
      "Kalmak" TIR degil Sözgelimi "Oturmak" sözcüğünün karşıtı "oturmamak".
ü   Bir sözcüğün Karşıt anlamlısını o sözcüğün cümle Içinde kazandığı anlam belirler.
"Zor - KOLAY"
       Midesinden zoru var. (Bu cümlede "KOLAY" ın karşıtı Değildir.)
       Bu ders oldukca zormuş. (Bu cümlede ın karşıtıdır "KOLAY".)
ü   Karşıt anlamlılık İlişkisi türündeki Sözcükler ARASINDA OLABILIR "reklam, sıfat, zarf Eylem'i ettik".
            Sesteş (Eş Sesli) Sözcükler:
Yazılışları okunuşları SIM Express oldugu Halde, anlamları TAMAMEN FARKLI income sözcüklere "sesteş" Sözcükler DENIR ettik. Örnek:
Yüzünde kan lekesi vardi. - Sen Hala onun söylediklerine kan. 
Ay'a met ay Yeni Bir uzay Aracı gönderilecekmiş. - Yüzünü asma, obur sınavda Yüz alırsın.
Gül sen, gülün olayım. - Koyun ortasından Geçen çay, çay bahçelerini suluyor.


Sesteş Sözcüklerle İlgili Uyarılar:
ü   Sesteş, sözcüklerde kimi Zaman yalnizca anlam ayrılığı, kimi Zaman da hem anlam hem de t? ayrılığı Söz Konusu Olur. Örnek:
Saçındaki kır çektiği açıları Gösteriyor. Hem anlam, hem de t?
Elindeki Bardagi düşürüp kırdı. farklılığı: söz konusudur.

Ayakkabısının Bağı çözülmüş. Yalnizca anlam farklılığı
Bağa GİRDİK, üzüm topladık. Söz konusudur.
ü   Eş seslilik cogu kez Eklendi çok anlamlılıkla karıştırılmaktadır. Oysa sesteşlikte, sözcüğün kazandığı onu farkli anlam püskürtülen anlam Olup met püskürtülen anlamlardan Birine Bagli Olarak Ortaya Çıkan yan ya da mecaz anlamlar sesteşlik degil Eklendi çok anlamlılık Olarak adlandırılır. Örnek: Gemideki tayfalardan Biri kara göründü diye bağırdı.
Kara gecede Bir tek yıldız safra yoktu.
Cümlelerinde Geçen "kara" sözcükleri Eş seslidir.
"Kara YAZIM gen değişmedi" cümlesinde "kara" sözcüğü Bunların çoğu yerin epey sesteşi degil, Renk "kara" ya Bagli Olarak Yapılmış bir cok anlamlılıktır.
ü   Eş sesli sözcüklerle "ABGS kökler" karıştırılmamalıdır. Çunku Ortak kökler ARASINDA Bir anlam Yakınlığı Varken, sesteş Sözcükler arasinda hicbir anlam Yakınlığı YOKTUR. Örnek:
boya Renkli boya, Duvarı boyadı. Al Bir ata binmişti.
Eski Eski elbise, Araba eskidi. Ortak kök Bana da gömlek al. Sesteş
Barış Barış Yapıldı, YAKINDA barışırlar. Yarışmaya giremedi at kır.
                                                                                          At Sunu da çöpe.  
ü   Sesteş Bir sözcüğün Iki farkli anlamını da düşündürecek biçimde kullanılmasıyla olusan Sanata Tevriye DENIR. Örnek:
Ak gerdana Bir ben Gerek. (Siyah nokta, I. Tekil Kisi)
Ulusun, korkma nasıL Böyle Bir Imani BOGAR. (Yüce - Büyük, bağırıp ulumak)
ü   Sesteş sözcüklerin bir Arada kullanılmasıyla olusan Sanata cinas DENIR. Örnek:
Geçtikçe bembeyaz giyinenler üçer beşer
Gördüm ki ahiret denilen yerdedir beşer.
            Özel Genel Anlamlı Sözcükler ettik:
Sözcüklerin Genel anlamlığı karşıladıkları kavramların kapsamlılığıyla ilgilidir ettik ÖZEL. Anlamları Sinirli Olan, kavramları tek tek ya da Küçük Parçalar Halinde gösteren Sözcükler Özel anlamlıyken, aralarındaki ABGS özelliklere GÖRE DAHA Eklendi çok varlığı gösteren, Ayni türden kavramları Topluca Düşündüren Sözcükler genel Fotoğraf anlamlıdır.
UYARI
Genel Anlamlı Bir Sözcük, cümle Içinde Genel anlamıyla da dar anlamıyla da kullanılabilir.
ü   Çocuğun bilinçlenmesinde kitap önemlidir. (Genel Fotoğraf Anlamlı)
ü   Elinde Kalın Bir kitap Vardi. (Dar Anlamlı)
            Nikel Nitel Anlamlı Sözcükler ettik:
ü   Bir Sözcük, herhangi Bir ​​seyin, sayılabilen, ölçülebilen, artıp azalabilen Durumunu bildirirse Tesis Yönetimi Anlamlı Olur.
Sözgelimi "Elinde Büyük Bir paket Vardi." cümlesinde "Büyük" sözcüğü paketin ölçülebilen Durumunu gösterdiği for nicel anlam taşır. Örnek:
Bu isten Iyi para Kazandı. (Paranın miktarını gosterir, nicel anlamlıdır.)
Evin Genis Bir salonu Vardi. (Salonun ölçülebilen özelliğini gosterir.)
Bahçede Büyük Bir Kalabalık Vardi. (Kalabalığın sayılabilen Durumunu gosterir.)
ü   Bir Sözcük herhangi Bir ​​seyin nasıL oldugunu, ne to use bulunduğunu özelliğini gösterirse nitel Anlamlı Olur. Örneğin:
"Kapida Bir araba Vardi Kırmızı." cümlesinde "kırmızı sözcüğü arabanın sayılabilen, ölçülebilen Durumunu degil de" oldugunu nasıl, rengini, özelliğini "gosterir, nitel anlam taşır.
UYARI
Ayni Sözcük farkli cümlelerde Tesis Yönetimi ya da Image Quality gösterebilir. Bu değişme ÇOK anlamlılığın Bir sonucudur.
ü   Kapıyı Küçük Bir kız Açtı. (Nicel Anlamlı)
ü   Beni Küçük düşürmekle ne kazandın? (Nitel Anlamlı)
ü   Derin Bir kuyudan su çekerdik. (Nicel Anlamlı)
ü   Edebiyatımızın derin Bir yazarıydı o. (Nitel Anlamlı)

Anlam Değişimlerine Gore Sözcükler
            Anlam Daralması:
Sözcükler, anlamda daralma ya da genişleme Yoluyla Baska bir Anlama geçerek yan anlamlar kazanabilir.
Sözcüğün Eskiden anlattığı seyin Nato'da Bir bolumunu, bir, türünü anlatır Duruma gelmesine anlam daralması DENIR.
Sözgelimi "Oğul" sözcüğü başlangıçta kız erkek anlamlarını içerirken Sonradan yalnizca erkek Çocukları for kullanılarak anlam daralmasına uğramıştır ettik.
"Erik" sözcüğü, şeftali, kayısı, zerdali anlamını içerirken, Sonradan Bir tür Meyve for kullanılarak anlam daralmasına uğramıştır.
Anlam Genişlemesi:
Bir Varlığın Bir türünü ya da tekini anlatan, KULLANIM ALANLARI dar income şeyleri gösteren sözcüklerin zamanla o Varlığın bütün, türlerini BİRDEN anlatır Duruma gelmesine anlam genişlemesi DENIR. Örneğin; Anlamını içerirken anlam genişlemesine uğrayarak "dir, Meslek, Araştırma-İnceleme" anlamlarını da kazanmıştır "yer public ettik Düz" "alan" sözcüğü,.
Baska Anlama GeCIS (Anlam Kayması)
Sözcüğün Eskiden yansıttığı kavramdan bütünüyle, farklı, Yeni Bir kavrami karşılar Duruma gelmesine Baska Anlama GeCIS DENIR. Örneğin:
 "Sakınmak" sözcüğü Eski Türkçe de "düşünmek En, uzerinde Durmak, yaslanmak, kederlenmek" anlamını içerirken sonraları "tehlikeden Uzak Durmak" anlamına geçmiştir.
Baska Anlama geçişin Bir Turu de anlam iyileşmesi ya da anlam kötülenmesidir. Kotu Anlamı Olan Bir sözcüğün zamanla Iyi Bir anlam kazanmasına anlam-kötülenmesi DENIR. Örnek:
              Kotu                                        İyi.                                                     
      Mareşal (nalbant) Mareşal (ORDUDAKİ tr YÜKSEK rütbe)
             İyi                                               Kotu.
      Canavar (Canlı) Canavar (cana Kıyan, yaban hayvanı, acımasız)
Deyim Aktarmaları
Aralarında Çeşitli yönlerden ILGI yararlanılır Iki sey arasinda benzerlik İlişkisi Yoluyla, birinin diğerine Adını VEREN anlamlandırmaya deyim aktarması DENIR.
Deyim Aktarması ŞU yollarla YAPILIR:
1.. Vücut Parçaları organı adlarının doğaya aktarılmasıyla ettik. Örnek:
ü   Baş (Vucut Parçası, organ Delos Temel anlam)
    Yokuşun Başı - Toplu iğnenin Başı - İki baş soğan - Dağ Başı - Başa güreşmek
2.. İnsanla ilgili özelliklerin insan Fotoğraf Dışındaki varlıklara aktarılması Yoluyla. Örnek:
ü   Ağlamak (gözyaşı dökmek Temel anlam)
Gökyüzündeki bulutlar, ağlıyordu met Ölüme.
3.. Doğayla ilgili özelliklerin İnsana aktarılmasıyla. Örnek:
ü   değnek (Bir tür sopa Temel anlam)
Bir zalımlar kıyman Kıyman
            Kör karının Bir değneği (Oğul)
4. Doğayla ilgili özelliklerin yine doğaya aktarılması Yoluyla. Örnek:
ü   Minik fare kükredi. (Aslana AIT "kükreme" ÖZELLİĞİ Fareye aktarılmış.)
Deniz Bütün GECE kudurdu. (Köpeğe AIT "kudurma" ÖZELLİĞİ Denize aktarılmış.)
5. Duyu aktarması Yoluyla. Örnek:
ü   Acı (Tadı Ağzı yakan, tatma duyusuna AIT income)
Acı SOĞUK (Dokunma duyusuna aktarılmış)
Acı çığlık (İşitme duyusuna aktarılmış)
Sicak (Dokunma duyusuyla ilgilidir)
Sicak bakış (Görme duyusuna aktarılmış)
Sicak Konuşma (İşitme duyusuna aktarılmış)
Reklam Aktarması
Bir, söleyebilseydim benzetme amacı güdülmeden, anlamca ilgili oldugu Baska bir Sözcük ya da Söz Yerine kullanılmasıdır da Sözün Sözcük. Bu mecaz türüne, "Düz değişmece" de DENIR. Örnek:
ü   Beyaz Saray met olaya Sıçak Bakmıyor. (Amerika gösteren Birleşik Devletleri Başkanlığı)
ü   Soba yandı (İçindeki odun - Kömür)
ü   Çankaya met yasayı onaylamaz (Cumhurbaşkanlığı)
ü   Okul geziye gitti. (Okuldaki öğrenciler)
ü   Mozart'ı severim. (Mozart'ın bestelerini)
ü   Doğu kan ağlıyor. (Doğu yönündeki bölgeler)
Argo
Genel Dilin sözcüklerine yan anlamlar kazandırarak genel Fotoğraf dilden ayrılan, bir, Meslek ya da Topluluk ARASINDA KULLANILAN Özel Dile argo DENIR. Argo, tek sözcükten oluşabileceği Gibi: söz öbekleri deyimlerden de oluşabilir ettik. Örnek:
ü   Okutmak (elden çıkarıp - SATMAK)
ü   racon (adet - Usûl)
ü   şabanlık (aptallık - sersemlik)
ü   keklemek (kandırmak - aldatmak)