Google+ Followers

21 Ekim 2013 Pazartesi

Aziziye'de Atan Yürek(Radyo Oyunu)

Aziziye'de Atan Yürek Tiyatro Oyunu İçin bağlantımızı tıklayınız.

Sunuş 

Ülkemizde anneler günü ilk kez 1955’te kutlanmaya başladı ve o yıl Yılın Annesi olarak Nene Hatun seçildi. Bu ilk anneler gününde, 93 Harbi kahramanlarından Nene Hatun’a ayrıca Anneler Annesi unvanı da verildi. Nene Hatun, bu unvanı alışından çok kısa bir süre sonra, 22 Mayıs 1955’te, doğum yeri olan Erzurum’da 98 yaşında gözlerini yaşama yumdu.

Nene Hatun, 93 Harbi diye anılan 1877-78 Türk-Rus Savaşı sırasında yazılan ünlü kahramanlık destanımız Aziziye Tabyası Savunması’nın yaşayan tek tanığıydı. O şimdi, kurtarılması için bir önder olarak savaş verdiği Aziye Tabyası’nda yatıyor.

Türk Kadınlar Birliği, her yıl, o yıl çocukları için büyük fedakârlığa katlanan annelerden birisini ’yılın annesi’ seçiyor ve o annenin kişiliğinde tüm annelere iyi dilekler sunuluyor.1


K İ Ş İ L E R

SUNER : 59 yaşında (Elektrik mühendisi)

SEYHAN : 55 yaşında (Suner’in eşi, öğretmen)

İLKAY : 35 yaşında (Suner-Seyhan çiftinin kızı, çalışan kadın)

ZEYNEP : 11 yaşında (İlkay’ın kızı, öğrenci)

ZAFER : 11 yaşında (Zeynep’in ikiz eşi, öğrenci)

BÜYÜKDEDE : 81 yaşında ([Memduh] Seyhan’ın babası, emekli memur)

BÜYÜKNİNE : 79 yaşında ([Vildan] Memduh’un eşi, emekli öğretmen)

ANA : 35-40 yaşlarında (Erzurum’un Çeperli Köyü halkından)

ASKER : 20 yaşlarında (Ana’nın oğlu, kura askeri)

1. ERKEK : 35-40 yaşlarında (Çeperli halkından)

BAŞEFENDİ : 55-56 yaşlarında ([Hüseyin] Nene’nin babası, Çeperli Köyü Muhtarı, köyün büyüklerinden, bir bacağını yitirmiş malul gazi)

2. ERKEK : 70-75 yaşlarında ([Yusuf] Çeperli halkından)

3. ERKEK : 55-65 yaşlarında (Çeperli halkından)

4. ERKEK : 50-55 yaşlarında (Çeperli halkından)

5. ERKEK : 40-45 yaşlarında (Çeperli halkından)

KAHVECİ

ÇIRAĞI : 15-16 yaşlarında ([Mecit] Çeperli halkından)

6. ERKEK : 90 yaşlarında ([Cerrah Emmi] Çeperli halkından kulağı az duyan bir ihtiyar)

NENE : 20 yaşında (Başefendi’nin kızı, Çeperli halkından)

7. ERKEK : 17-18 yaşlarında ([Hâşim] Çeperli halkından)

8. ERKEK : 35-40 yaşlarında (Çeperli halkından)

KIZ ÇOCUĞU : 8-9 yaşlarında ([Emine] Erzurum halkından)

l. SALDIRGAN: 20-25 yaşlarında (Ermeni çeteleri üyesi)

2. SALDIRGAN: 20-25 yaşlarında (Ermeni çeteleri üyesi)

MÜEZZİN : 40-45 yaşlarında (Erzurum halkından)

SESLER : Türlü yaşta kadın, erkek (Erzurum ve yöre halkı)

SES : 30-35 yaşlarında (Erzurum Valiliği görevlisi)


MÜZİK :GİRİŞ MÜZİĞİ (REHBER MÜZİK
[MOZART, K 622 KLARNET VE ORKESTRA İÇİN LA MAJÖR KONÇERTO, ADACYO] 33’ÜNCÜ SANİYESİNDEN BAŞLAR).

EFEKT :GİRİŞ MÜZİĞİ ALÇALIRKEN GAZETE SAYFALARININ ÇEVRİLME SESİ. MÜZİK SUSAR, FONA RADYO SESİ DÜŞER.

SUNER -(MIRILDAYARAK GAZETE OKURKEN BİRDENBİRE YÜKSEK SESLE KENDİ KENDİNE SÖYLENEREK) Vay be!..

EFEKT :GAZETE SAYFALARININ SESİ.

SUNER -(ÖNCE SESSİZCE OKUDUĞU GAZETEYİ ARTIK ALÇAK SESLE OKUMAYA BAŞLAMIŞTIR) ”Bizler, 93 Osmanlı-Rus harbinin Erzurum civarındaki Aziziye Tabyası’nda vuku bulan meşhur savaşın kahramanlarıyız. Bu çok eski düşmanımızı vatanın harim-i ismetinden sökerek atmış ve göklere kadar çıkan zafer destanını yaratmıştık.”3

(SESLENİR) Seyhan!.. (SESİNİ YÜKSELTEREK) Seyhan!..

SEYHAN -(DIŞARIDAN, BİRAZ SİNİRLİ) Yine ne var?!.. Ne istiyorsan kendin alsana. İkizlerden de isteme!.. Zorla oturttum derse...

SUNER -(SESLENEREK) Nereden çıkarıyorsun bir şey istediğimi? (ES) Bak ne yazıyor... Nene Hatun dilekçe vermiş...

EFEKT :SEYHAN’IN YAKLAŞAN AYAK SESLERİ.

SUNER -(KENDİ KENDİNE OKUMAYI SÜRDÜRMEKTEDİR) “Bu ölmez zaferin yadigârı bizler, her birimiz, yüzer yaşındayız. Hiçbir sığınacak yerimiz ve tutunacak hiçbir desteğimiz yoktur. Belediyeden ayda dört lira maaştan başka bir şey görmüyoruz. Geçen sene birer meccani ekmek veriyorlardı, bu sene o ekmeğimizi de kestiler. ...

EFEKT :YAKLAŞAN AYAK SESLERİ SONA ERER.

SUNER - ... Şimdi aç ve ...” (SEYHAN’IN GELMESİYLE OKUMAYI KESER)

SEYHAN -(MERAKLA) Ne diyorsun sen Allah aşkına? Kim açmış? Ne dilekçesi? “Nene Hatun” da nereden çıktı şimdi? Hangi Nene Hatun?

SUNER -(SAKİN) Bildiğin “Nene Hatun” canım. Dilekçe vermiş de...

SEYHAN -(SABIRSIZ VE BİRAZ DA SİNİRLİ) Bak Suner, ne diyeceksen insanı oyalamadan söyle. Hem, iş yaparken benimle uzaktan uzağa konuşma, demiyor muyum sana...

SUNER -(SAKİNLEŞTİRİCİ) Tamam tamam, kızma hayatım. Affedersin... (ES) Şey, yani, ilgini çeker sanmıştım da...

EFEKT :KATLANAN VE BİR TARAFA ATILAN GAZETE SESİ.

SEYHAN -(YUMUŞAMIŞTIR. MERAKLA) Peki peki; anladım. Ama ben de haklı değil miyim? Yemekle uğraşıyorum... İlkay da neredeyse gelir. Nöbette canı çıkmıştır, her şey hazır olsun istiyorum.

SUNER -Tamam canım, haklısın. Tam sana yardıma gelecektim, gözüme ilişti... Nene Hatun... (ES) Altmış bir yıl önce bir dilekçe vermişmiş. (ES) Damat ne zaman dönecekmiş?

SEYHAN -(ARTAN BİR MERAKLA) Nereye?

SUNER -(SAKİN) Nereye mi? Tabii ki evine...

SEYHAN -(SABIRSIZ, BİRAZ DA SERT) Onu demiyorum canım... Dilekçe, dilekçe? Nene Hatun nereye dilekçe vermiş?

SUNER -(OLABİLDİĞİNCE SAKİN) İsmet Paşa’ya.

SEYHAN -(YAPMACIK BİR SERTLİKLE) Suneer! Bak, işim var, diyorum. (DOĞAL) Benim derdim, yemeği yeyip şöyle bir köşeye çekilmek. (ES) Belki annemler de uğrar. (ES) Aman ya Rabbim, daha ortalık toplanacak... Olduğu gibi duruyor. (ES) Evet?!.. Dinliyorum.

SUNER -(GÜLEREK) Dalga falan geçmiyorum. Bak, gazetede yazıyor. Şunda...

EFEKT :SAYFALARI AÇILAN GAZETE SESİ.

SUNER -Neredeydi? Hah, işte: (GAZETEDEN OKUR) “Türk tarihinin unutulmaz kahramanlarından Nene Hatun, ölmeden önce dönemin Cumhurbaşkanı İnönü'ye (ANLAŞILMAZ VE ALÇAK BİR SESLE) 'Açım. Dileniyorum. (OLAĞANA YAKIN BİR SESLE) Yardım edin' diye dilekçe göndermiş. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi'nde muhafaza edilen dilekçede, 1877'de Erzurum'a kadar ilerleyen Ruslar'a karşı şehrin savunmasında büyük kahramanlıklar gösteren Nene Hatun'un, savaş yıllarında açlık çektiği, bu nedenle Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'den yardım istediği belirlendi.” (SUSAR) Devam edeyim mi?

SEYHAN -Et, et de, önce o atladığın yeri bir daha oku... “Yardım edin” demiş ya, işte ondan önceki yeri.

SUNER -Üzüleceksin ama.

SEYHAN -Olsun... Tahmin ediyorum; oku bakalım, oyalama beni.

SUNER -Neredeydi? Hah: “Nene Hatun, ölmeden önce dönemin Cumhurbaşkanı İnönü'ye .....”

GEÇİŞ MÜZİĞİ :R. M.’NİN 2:08-2:21’İNCİ DAKİKALARI.

EFEKT :GEÇİŞ MÜZİĞİ ALÇALIP SON BULUR, FONA RADYO SESİ DÜŞER.

SUNER -İşte böyle... Çok üzüldün değil mi meleğim?

GEÇİŞ MÜZİĞİ :R. M. 1:38’İNCİ DAKİKASINDAN BAŞLAR.

EFEKT :GEÇİŞ MÜZİĞİ ALÇALIP FONDA KALIR. KATLANAN VE BİR TARAFA BIRAKILAN GAZETE SESİ.

SEYHAN -(HÜZÜNLÜ) Hayal meyal hatırlıyorum, okula daha başlamamıştım galiba, yoksa birinci sınıfta mıydım, her neyse, Nene Hatun “anneler annesi” seçilmişti... Şiirler falan okunduydu. Okulda yani... (BİRKAÇ SANİYE SUSAR, SONRA HEYECENLA) Evet evet, şimdi tam olarak hatırladım: annem beni okuluna götürmüştü. Çocuklar annelerine çiçekler vermişti o gün... (ES) Bir abla benim elime birkaç papatya tutuşturmuştu anneme vereyim diye... (GÜLER) Götürüp hiçbir şey söylemeden uzatmıştım... Utana sıkıla... Böyle şeyler bilmezdik. (ES) Ah, evet, nasıl da her şey gözümde canlandı birdenbire: Necip Bey Amca bir köşe düzenlemişti Nene Hatun için. Çiçeklerle süslüydü... Necip Bey... Çok becerikli bir hocaydı. Ressam.

SUNER - Yıllar sonra da Nene’yi oynadın... Rastlantıya bak sen... Çok ilginç. Boşuna dememişler “hayat tesadüflerden ibarettir” diye...

GEÇİŞ MÜZİĞİ :R. M. 3:19’UNCU DAKİKASINDAN BAŞLAR.

EFEKT :TABAK, BARDAK, ÇATAL, KAŞIK, BIÇAK VB. SESLERİ (AİLE YEMEK YEMEKTEDİR). FONDA TELEVİZYON SESİ.

İLKAY -Hayır küçük hanım, o tabağındaki bitecek!

ZEYNEP -(NAZLANARAK) Ama anne...

ZAFER -(ALAYCI) Manken olacakmış da...

EFEKT :GÜLÜŞMELER.

BÜYÜKDEDE -(KORUYUCU) Gülmeyin benim fıstığıma.

ZEYNEP -(KIZMIŞ, KARARLI) Ne istersem olurum.

BÜYÜKNİNE -Neden olmasın? Fidan gibi maşallah... Değil mi anneannesi? Tıpkı sen. (SESSİZLİK) Seyhan? Sende bir tuhaflık var bu akşam, hiç sesin çıkmıyor. Hasta değilsin ya kızım?

SEYHAN -Bir şeyim yok anne; yorgunluk işte.

ZEYNEP -Duydun değil mi ninemi? Sen karışamazsın Zafer Bey. Ne istersem olurum.

ZAFER -Ama sen bana ka..... (BÜYÜKBABASI [SUNER] SÖZÜNÜ TAMAMLAMASINA FIRSAT VERMEZ)

SUNER -(UYARICI BİR TONLA) Tamam çocuklar. (ES. ORTAYA KONUŞMAYA BAŞLAR. DUYGUSAL) Bakın ne diyeceğim: bugün gazetede bir haber okuduk... (SUSAR)

BÜYÜKDEDE -(MERAKLA) Evet? Neymiş?

SUNER -(ÇEKİNEREK) Biraz üzücü bir haber... Seyhan’ın durgunluğu sanırım ondan...

İLKAY -Nedir anneciğim?

SEYHAN -(HÜZÜNLÜ) Nene Hatun.

BÜYÜKDEDE -(ALAYCI BİR MERAKLA) Bilmece mi oynuyoruz?

ZAFER -Nene Hatun kim büyükbaba?

BÜYÜKNİNE -(KIZMIŞ) Size öğretmediler mi okulda?

ZEYNEP -(RAHAT VE DOĞAL) Yoook.

BÜYÜKDEDE -(ALAYCI) Onlar test çocuğu! Anaları karnında olduklarını nasıl öğrenmişti? Hatırlasanıza: Testle!.. Her ay test, her ay test...

İLKAY -(UTANMIŞ VE ALINMIŞ) Büyükbabaaa...

BÜYÜKNİNE -Yani, bula bula kabahati kızcağızda buldun. Aşkolsun Memduh Bey! (ES) Eee, neydi seni üzen haber? Seyhan?

SEYHAN -(DURGUN) Önemli bir şey değil anneciğim. Geçmişte kalmış bir olay işte...

BÜYÜKDEDE -İyi de, yine de üzmüş seni. (ES) Sen söyle bari şu üzücü şeyi Allah aşkına damat... Madem konuyu sen açtın...

SUNER -Vallahi babacığım, Seyhan söyledi ya, aslında pek önemli bir şey değil. Gazetecilik işte... Bilmez misin? (ES) Üstelik haber tam da değil...

BÜYÜKDEDE -(SABRI KALMAMIŞ) Yahu, başından başlayıp anlatsanıza şunu! Deli eder bunlar insanı. Hanım, haksız mıyım?

BÜYÜKNİNE -(YATIŞTIRICI) İşte anlatıyor ya ... Sabırlı ol biraz.

SUNER -Yaşa anacığım! Seyhan’ı teselli edeyim demiştim de... Yani, bu kadar üzülmesine gerek yok. Bir saniye... Şu gazeteyi getireyim hele.

EFEKT :GERİYE İTİLEN BİR SANDALYE SESİ. SUNER’İN UZAKLAŞAN AYAK SESLERİ.

GEÇİŞ MÜZİĞİ :R. M. 30’UNCU SANİYESİNDEN BAŞLAR.

EFEKT :SOFRA HAVASINI VEREN SESLER AZALMIŞTIR. BİRKAÇ SÜRAHİ-BARDAK SESİ. KATLANIP UZAKTAN MASAYA ATILAN GAZETE SESİ. FONDA TELEVİZYON SESİ.

BÜYÜKDEDE -(SAKİN) Eveet. (ES) Haklısın damat: NATO Komutanı General Ridgway’in Nene Hatun’un elini öptüğünü yazmışlar da İsmet Paşa’nın dilekçeye ne cevap verdiğini araştırmamışlar. Haber eksik. (ES) Ben, Aziziye Zaferi’nin yetmiş beşinci yıldönümü kutlamalarına gittiydim... Yıl 1952... O tarihte Sarıkamış’ta malmüdürlüğünde çalışıyorum... Aziziye’de bir şehitler abidesi yapılmıştı. Nene Hatun’lar da temsil edilmişti abidede. (ES) Sonra, Nene Hatun’a bir ev yaptırıldığı duyurulmuştu. General Ridgway’in gelip Nene Hatun’un elini öpmesi o günlere rastlar.

BÜYÜKNİNE -Seyhancığım iki buçuk yaşında falandı, ben gidememiştim Erzurum’a...

BÜYÜKDEDE -(GURURLA) Güzel kızım sonra büyüdü de “Nene Hatun” oldu...

BÜYÜKNİNE -Önce “Nene”, sonra da “Nene Hatun”.

İLKAY -(COŞKUYLA) Hadi anne, şimdi de sen...

SEYHAN -Ooo, çok gerilerde kaldı. Benim hafızam büyükbaban gibi kuvvetli değil.

SUNER -Olur mu canım... Ne demek “Benim hafızam büyükbaban gibi kuvvetli değil”. Akşamüstü her bir şeyleri anlatan kimdi?

BÜYÜKNİNE -Bu Memduh Bey var ya, maşallah hiç bir şeycikleri unutmaz. Evlendiğimizde kaç kuruş maaş alıyormuş, onu bile hatırlar.

BÜYÜKDEDE -(YAPMACIK BİR CİDDİLİKLE) Yüz on iki lira, yetmiş üç kuruş, otuz para.

BÜYÜKNİNE -Attın!.. Çift maaşla yirmi sekiz lira ev kirasını zor ödüyorduk. Savaş yılları... Allah’tan babanlar yardım ediyordu da... (ES) İnanmayın siz ona... Bilir de söylemez. Küçük bir memurdu işte...

ZEYNEP -(MERAKLA) Otuz para ne dede? Hepsi para değil mi?

ZAFER -(BİLGİÇ) Eski lirayla yüz on iki milyon yedi yüz otuz bin lira alıyormuş kızım, anlamayacak ne var? Otuz para dediği, bozuk para yani.

SEYHAN -Yok, öyle değil. Çok eskiden l kuruşun kırkta birine “para” denirdi. Bir de santim vardı: o da kuruşun ..... (SUNER SÖZÜNÜ TAMAMLAMASINA İZİN VERMEZ)

SUNER -Hadi Seyhancığım, bırak öğretmenliği de şu Nene Hatun oyununa gel. (ES) Annesine ilk çiçek verişini bile hatırlayan ben miyim?! Elli yıllık hadise... Nene’yi oynadığını hatırlamayacaksın ha!? Daha kırk yıl bile olmamış. (ES) Hadi ama! Görmüyor musun, çocuklar nasıl da ağzına bakıyor...

BÜYÜKNİNE -“Nene”lik ne de yakışmıştı güzel kızıma... Fidan gibiydi... Yine öyle ya maşallah!..

ZAFER -Vay be!.. “Nene Hatun” oldundu ha!?.

BÜYÜKNİNE -(UYARICI) Demin dedim ya, önce “Nene”, sonra da “Nene Hatun”!..

SEYHAN -(DALGIN) Evet, olmuştum.

ZEYNEP -(YALVARIR) Hadi anneanneee, n’oolur!.. Daha eski şeyleri bile hatırlıyormuşsun... Anlatsana.

BÜYÜKDEDE -İyi de, daha kırk yıl demeden birçok şeyi unutanlar var.

BÜYÜKNİNE -(ÜZERİNE ALINMIŞ) Yani ne demek istiyorsun?!..

BÜYÜKDEDE -(GÜLEREK) Yok bir tanem, seni kastetmedim, inan olsun... Sen, istediğin oltutaşı kolyeyi almadığımı bile unutmuş değilsin Vildan Hanımcığım. Almadım, çünkü o kadar para etmezdi. Üstelik kırk para inmemişti herifçioğlu. Onun inadına kızmıştım aslında; biliyorsun.

BÜYÜKNİNE -Tamam tamam, eski defterleri açma şimdi.

EFEKT :GÜLÜŞMELER.

BÜYÜKDEDE -(DEVAMLA) Laf nerelere gitti görüyor musunuz? Ben, geçen yıl -yine bu zamanlardı- bir gazetede okuduğum şeyi söyleyecektim. Ne deniyordu, tahmin edemezsiniz: Nene Hatun kendi memleketinde artık unutulmuş!..4

BÜYÜKNİNE -(MERAKLA) Nasıl yani?!..

BÜYÜKDEDE -Yanisi şu: “Şehrin tarihinde önemli yere sahip olmasına rağmen, yıldönümlerinde hatırlanmayanların listesine Nene Hatun da eklendi” gibi bir şey. Millet, ne doğum ne de ölüm yıldönümünde anmış geçen yıl onu.

BÜYÜKNİNE -(ÜZÜNTÜLÜ) Vah benim memleketim vah!..

GEÇİŞ MÜZİĞİ :R. M.’NİN 5:01-5:33’ÜNCÜ DAKİKALARI ARASINDAKİ BÖLÜM.

MÜZİK :“ANNEM BENİ YETİŞTİRDİ, BU YERLERE YOLLADI; / (... ...) / SÜTÜM SANA HELAL ETMEM SALDIRMAZSAN DÜŞMANA!..” MARŞI (SÖZSÜZ).

EFEKT :MÜZİK ALÇALIR VE FONDA KALIR. BİR KÖY MEYDANINDA ASKER UĞURLAMA ETKİNLİĞİ: DAVUL-ZURNA VE İNSAN SESLERİ. KÖY MEYDANI HAVASINI VEREN DİĞER SESLER: ARALARINDA KONUŞAN İNSANLAR; KOŞUŞTURAN, BAĞRIŞAN, BİRBİRLERİNE SESLENEN ÇOCUK SESLERİ; AT KİŞNEMELERİ, ARABA VE HAYVAN SESLERİ; YÜRÜYÜP GEÇEN YA DA YERİNDE EŞİNEN ATLARIN ÇIKARDIĞI SESLER VB. BİRKAÇ NAL SESİ, AT KİŞNEMESİ, ARABA VE HAYVAN SESLERİ VB.

ANA -Allah’a emanet ol koçum. İnşallah dönüşünde de davullar vurur.

ASKER -Allah’ın izniyle o günü de göreceğiz anacığım. Sen duanı eksik etme üzerimizden. Hadi hakkını helal et.

ANA -Helal olsun yiğidim!..

1. ERKEK -(BAĞIRIR) Ey ahali, toplaşın! Başefendi’nin diyeceği var.

EFEKT :MÜZİK VE YETİŞKİN İNSAN SESLERİ KESİLİR. BAŞEFENDİ’NİN ATTIĞI BİRKAÇ SERT ADIMIN SESİ (TEK AYAK VE KOLTUK DEĞNEĞİ SESİ [BAŞEFENDİ’NİN AKSAYAN YÜRÜYÜŞÜ]). ÇOÇUK SESLERİ GİTTİKÇE SEYREKLEŞİR.

BAŞEFENDİ -Kardeşler, vatan bizim anamızdır; bunu bilmeyenimiz yoktur. Bu topraklar uğrunda nice şehitler verdik. (ES) Diyeceğim şu ki, cümlemiz biliyoruz, Kars Ruslar tarafından sarılmış vaziyette... Her bir taraftan doğuya asker akıyor... Bugün cepheye uğurladığımız yiğitler arasında şehitlerimizin evlatları da var: Mehmet Onbaşı, Ali, Ahmet. Şehit yahut gazi olma sırası şimdi bu yiğitlerde...(ES) Evlatlar! Sakın ola arkanızdan vurulmayın!.. Ananız, kız kardeşleriniz, eşiniz (SES YAVAŞ YAVAŞ ALÇALIR) için gözünüz arkada kalmasın; onlar bizim namusumuzdur. .....

GEÇİŞ MÜZİĞİ :“ANNEM BENİ YETİŞTİRDİ” MARŞI (SÖZLÜ).

EFEKT :MÜZİK ALÇALIR, FONDA KALIR. KÖY MEYDANI HAVASINI VEREN SESLER ARTMIŞTIR.

1. ERKEK -Hadi Allah kavuştursun ağam. Ne mutlu, asker dedesi oldun. Tez döner inşallah!

BEŞ-ON ERKEK –(AN FARKIYLA, EŞ ZAMANLI: “Amin, amin”, “Amin”, “İnşallah” sözleri.)

2. ERKEK -Sağ olun... (HÜZÜNLÜ) Babası da görseydi... Nasip değilmiş. (ES) Allah hep birlikte hayırlı günlere eriştirsin, Allah cümlemizi evlatlarımıza kavuştursun...

BEŞ-ON ERKEK –(AN FARKIYLA, EŞ ZAMANLI) Amin, amin!..

2.ERKEK -Dönemezlerse de, memleket sağ olsun...

1. ERKEK -(BİRKAÇ SANİYELİK SUSKUNLUĞUN ARDINDAN) Başefendi ne güzel konuştu... Boş yere muhtar yapmamışlar koca kurdu.. Dedikleri çok doğru.

2. ERKEK -Erkek adam vesselam. Korkusuz... Kaç defa muharebe görmüş bir gazi...

1.ERKEK -Elbette o yiğitlerin anaları, karıları, kız kardeşleri bizim namusumuzdur. Gözlerinin arkada kalmasına mahal yoktur...

3. ERKEK -Hüseyin Efendi, bu köyün gelmiş geçmiş muhtarları içinde en korkusuzu. Boşuna “başefendi” dememişler... Moskof’u ondan iyi bilen yoktur buralarda.

2. ERKEK -Kızını da kendisi gibi gözü pek yetiştirdi. Bak, kocası ikinci defa askere gidiyor, gözünden bir damla yaş çıkıyor mu tazenin?

1. ERKEK -Yüreğindeki intikam ateşi vurmuş gözlerine o kadar...

2. ERKEK -Yalnız kocasını mı, ağabeyini de gönderiyor. (ES) Bir başına kaldı taze gelin. Yüklü de... Allah yardımcısı olsun... (ES) Belki babasının yanına geçer. Ama, benim bildiğim Başefendi de hiç evinde oturmaz ki... Tek bacağıyla koşturur durur, her bir işe yetişir; kızcağız akşamlara kadar bir başına kalacak... (BİR AN SUSAR, SONRA KAYGIYLA) Korkum ne biliyor musunuz? Birkaç yerde sahipsiz kadınlara kızlara saldıran uğursuzlar olmaktaymış. Erzurum’un içinde bile... Cafer’in oğlanı tebdilihavaya göndermişler, akşam o anlatıyordu.

3. ERKEK -Ona kimse yaklaşamaz. “Nene” bu... Babasının verdiği hançeri nasıl da kavrayıp göğsüne bastırdı, gördünüz.

GEÇİŞ MÜZİĞİ :“ANNEM BENİ YETİŞTİRDİ” MARŞI (SÖZSÜZ).

MÜZİK :SAZLA BİR UZUN HAVAYA YOL GÖSTERME EZGİSİ.

EFEKT :MÜZİK ALÇALIR VE FONDA KALIR . KÖY KAHVESİ HAVASINI VEREN SESLER: KONUŞMA VE ÇAY BARDAĞI SESLERİ VB. SERT BİR ŞEKİLDE AÇILAN KAPI SESİ. KONUŞMALAR VE MÜZİK BİRDEN KESİLİR. GÜÇLÜ VE HIZLI BİRKAÇ ADIM AYAK SESİ (BAŞEFENDİ’NİN AKSAYAN YÜRÜYÜŞÜ) YAKLAŞIR VE DURUR.

BAŞEFENDİ -(COŞKULU) Selamünaleyküm!.. Ey millet, gözümüz aydın olsun, Müşir Ahmet Muhtar Paşa düşmanı yendi!..

EFEKT :BOMBA GİBİ PATLAYAN MÜZİK ([HARP MARŞI5], SÖZLÜ). MARŞ, İKİNCİ DİZEDEN SONRA HAFİFLEYEREK SÖZSÜZ OLARAK FONDA KALIR. BAŞEFENDİ’NİN BİRKAÇ ADIMLIK AYAK SESİ.

KAHVE HALKI -(EŞ ZAMANLI VE AN FRKIYLA: “Ve aleykümselam”, “Aleykümselam”, “Buyur Muhtar”, “Hoş geldin Başefendi”, “Buyur Hüseyin Ağam, buyur”, “Buyur geç Muhtar”, “Buraya otur Muhtar” vb. selamlama ve karşılama sözleri.)

BAŞEFENDİ İLE

KAHVE HALKI -(BAŞFENDİ İLE 8-10 KİŞİDEN OLUŞAN KAHVE HALKI ARASINDA MERHABALAŞMA) Merhaba!

GEÇİŞ MÜZİĞİ :EFEKTTEKİ SÖZSÜZ MÜZİK.

EFEKT :GEÇİŞ MÜZİĞİ KAYBOLURKEN SAZLA BİR UZUN HAVAYA YOL GÖSTERME EZGİSİ GİRER, SONRA BU ALÇALARAK FONDA KALIR.

4. ERKEK -(SEVİNÇLE) Demedim miydi, iyi haber akşama sabaha gelir, diye?!.. (ES) Hey aslanlarım hey!..

5. ERKEK -(COŞKULU) Halyaz, Yahnılar, Gedikler muharebeleri... (ES) Nihayetinde de Kars’ı kurtardık ha!.. Allahımız’a şükürler olsun!..

KAHVE HALKI -(EŞ ZAMANLI VE AN FARKIYLA: “Şükür bugüne kavuşturuna”, “Allahım, sana şükürler olsun” vb. şükür sözleri.)

1. ERKEK -(MERAK VE KAYGIYLA) Çok zayiat var mıymış Başefendi?

BAŞEFENDİ -Olmaz mı yeğenim? Ama, yine de az sayılırmış. (ES) Başkumandan Muhtar Paşa bu... Bilirim ne yaman kumandandır: çok iyi idare eder muharebeyi... Öyle böyle değil anlayacağınız... (ES) Ama, yaralımız çokmuş. Sadece Tayhoca’ya gönderilenler iki yüzü bulmuş. Yaralı sayısı bine vardı, deniyor. (ES) İki yüz elli bin Rus’a karşı elli bin... Altı ay süren bir boğuşma... Dile kolay. (BİR AN İÇİN SUSAR, ARDINDAN COŞKUYLA) Ama düşman? Fena bozulmuş... On binden çokmuş geride bıraktığı ölü...

5. ERKEK -Beş köye çadırlı hastane kurmuşlar. Ağır yaralılar için...

2. ERKEK -Yarası hafif olanları Erzurum’a sevk ediyorlarmış. Gülsüm haber göndermiş, diye duydum, Mehmet Onbaşı da Erzurum’daymış. Söylediler sana değil mi Muhtarım?

BAŞEFENDİ -Biliyorum.... (ES) On gün oldu duyalı. Allah razı olsun, Gülsüm’ün yeğeni getirdiydi haberi. İyiymiş. Yine de Nene’ye söylemediydim. Bakarsın, dediydim, inanmaz, kötü haber var da alıştırıyorum zanneder, sütü kesilir... (BİR AN İÇİN HAFİFTEN GÜLER) Belli mi olur, haberlidir de o da benden saklamıştır. Ziyadesiyle düşüncelidir Nene. Rahmetli anası da öyleydi... Şimdi eve koşup (ALAYLI BİÇİMDE GÜLER) –bu bacakla nasıl koşulursa- ...

EFEKT :BELLİ BELİRSİZ BİRKAÇ GÜLME SESİ.

BAŞEFENDİ -... ne diyordum... (ES) ... şimdi koşup bu muştulu haberi ona da vereceğim. Eve uğramadan doğru buraya geldim.(ES) Ha, unutuyordum: Mehmet’e rütbe vermişler... “Mehmet Çavuş” artık o. Torunum, “Gazi Çavuş’un oğlu” diye anılacak... Nene nasıl da sevinecek!.. Aslanım damadım benim... (ES) Ferman gelmiş, Ahmet Muhtar Paşa’ya da “gazi” payesi verilmiş.

2. ERKEK -Mehmet’in yeni rütbesi mübarek olsun Başefendi.

KAHVE HALKI -(EŞ ZAMANLI VE AN FRKIYLA: “Kutlu olsun”, “Hayırlı olsun”, “Nene’ye de çocuğuna da mübarek olsun”, “Allah mübarek eylesin” vb. kutlama sözleri.)

2. ERKEK -Cerrah Emmi’yi saymazsak, ahalinin en büyüğü olarak şunu da demek isterim ki, Allah gücünü kuvvetini senden eksik etmesin, ...

EFEKT :2. ERKEĞİN KONUŞMASI BOYUNCA EŞ ZAMANLI VE AN FRKIYLA KAHVE HALKINDAN “AMİN” SESLERİ.

BAŞEFENDİ -(ONURLANMIŞ) Sağ olasın Yusuf Ağam... Cümlemizden...

2. ERKEK -(KONUŞMASINI SÜRDÜRÜR) ... Allah seni başımızdan ayırmasın, ...

BAŞEFENDİ -Cümlemize sağlık versin...

2. ERKEK -(KONUŞMASINI SÜRDÜRMEKTEDİR) ... hepimize rehber olmaktasın, korunacakları kollamaktasın. Allah razı olsun!..

BAŞEFENDİ -Cümlemizden...

2. ERKEK -Bak, karanlık da çökmek üzere... Var git, Nene’ye de ver bu sevinçli haberleri... Yatsıdan sonra yine toplaşır, anlatırız... Hadi Başefendi, selametle...

KAHVE HALKI -(AN FARKIYLA VE EŞ ZAMANLI OLARAK: “Haydi Muhtar”, “Sağ olasın”, “Güle güle Muhtar Efendi”, “Allah razı olsun”, “Mübarek olsun”, “Güle güle Başefendi”, “Selematle”, “Mehmetimiz’e çavuşluğu kutlu olsun” vb. teşekkür, uğurlama, kutlama sözleri.)

BAŞEFENDİ -Eksik olmayasın Yusuf Ağam. (KAHVE HALKININ KUTLAMALARINA KARŞILIK OLARAK TEK TEK: “Eyvallah..”, “Siz de sağ olun”, “Cümlemizden”, “Sizden de razı olsun” vb.) Eksik olmayın ağalarım, sağ olasınız kardeşlerim...

EFEKT :UZAKLAŞAN AYAK SESİ (BAŞEFENDİ’NİN AKSAYAN YÜRÜYÜŞÜ). KAPI AÇILIR VE KAPANIR. KAHVE HAVASINI VEREN SESLER.

2. ERKEK -(SESLENİR) Yeğenim, şu ocağı haylayıver!..

KAHVECİ Ç. –Hemen Ağam, baş üstüne!..

3.ERKEK -(SESLENİR) Hâşim! Sen de şu sazını al hele!.. (ES) Zamanıdır değil mi millet?

KAHVE HALKI -(AN FARKIYLA VE EŞ ZAMANLI OLARAK: “Elbette zamanıdır”, “Elbette, elbette”, “Vur bakalım tellere yeğen”, “Zamanıdır”, “Bugün bayram günüdür, çalıp söyleme vaktidir” vb. onaylama sözleri.)

7. ERKEK -Emriniz olur ağalarım... Baş üstüne.

MÜZİK :FONDAKİ MÜZİK YÜKSELİR, HÂŞİM UZUN HAVAYA GİRER.

EFEKT :MÜZİK FONA KAYAR.

4. ERKEK -(SESLENİR) Mecit, kapının arkasındaki kütüğü at oğlum. (ES) Çayları da tazele. İçeriz değil mi arkadaşlar?!..

KAHVECİ Ç. -Baş üstüne ağam!..

KAHVE HALKI -(AN FARKIYLA VE EŞ ZAMANLI OLARAK: “İçeriz ya”, “İyi olur”, “Bana verme yeğenim” gibi sözler.)

4. ERKEK -(SÖYLENENİ KULAĞI AZ İŞİTENLERE DUYURMAK İÇİN ÇIKARILAN YÜKSEK SES VE TONLAMAYLA) Cerrah Emmi, bir çay daha ister misin? (ŞAKAYLA) Bak, Yusuf Ağam ısmarlıyor...

EFEKT :GÜLÜŞME SESLERİ.

6. ERKEK -(GÜLÜŞMELER SIRASINDA, AZ İŞİTENLERE ÖZGÜ YÜKSEK SESLE) Yok, istemem... (YUSUF’A SESLERİR) Eksik olma Yusufum!..

2. ERKEK -(GÜLÜŞMELER SIRASINDA) Hayhay!.. Ismarlarız... Bugün ısmarlamayacaksak ne zaman ısmarlayacağız? Bugünler bayramdan da ileri...

KAHVE HALKI -(AN FARKIYLA VE EŞ ZAMANLI OLARAK: “Doğru”, “Elbette”, “Bayramdan da ileri elbet”, “Kesene bereket Ağam”, “Eksik olmayasın” vb. onaylama ve teşekkür sözleri.)

2. ERKEK -(SESLENİR) Hadi tosunum, tazele şunları!..

EFEKT :(DİPTEN) BİR KÜTÜĞÜN TAŞINMASI, OCAĞIN KARIŞTIRILMASI, KÜTÜĞÜN OCAĞA ATILMASI SESLERİ. ÇAY DAĞITILMASI VE BARDAK SESLERİ.

6. ERKEK -(ÖNCEKİ KONUŞMA BİÇİMİYLE) Ne söyledi Muhtar Efendi, bana bir deyiversene yeğenim!..

EFEKT :KONUŞMALAR VE KAHVE HAVASINI VEREN SESLER KESİLİR. FONDAKİ MÜZİK ÇOK ALT DÜZEYE İNER.

1. ERKEK -(AZ İŞİTENLERE SESLENME BİÇİMİYLE) Moskof’u yenmişiz Cerrah Dede, Moskof’u yenmişiz... Mehmet Onbaşı da çavuş olmuş. (ES) Muhtar Paşa’yı bilir miydin sen?

6. ERKEK -(ÖNCEKİ KONUŞMA BİÇİMİYLE) Bilmem mi hiç? Kulaklarım duymaz ama zihnim şükürler olsun yerinde. (ES) Çok yavuz bir kumandanmış. Benim ufak torun Yemen’de onun emrinde vuruştu. (ES) Paşa altı aydır da şark cephesindeydi. (ES) Demek yenmiş düşmanı ha?

1. ERKEK -(ÖNCEKİ KONUŞMA BİÇİMİYLE) Yenmiş ya... Başgedikler’de de, Zivin’de de, Yahnı’da...

6. ERKEK -(ÖNCEKİ KONUŞMA BİÇİMİYLE) Güzel... Şükürler olsun Rabbim’e... Rabbim cümlesinden razı olsun... Şehit olanlar şimdi cennet-i âlâda. Rabbim onlara kavuşmayı nasip eylesin. (ES) Gülizar’ın adı geçti. Yüklüydü... Doğurmuş mu? Erzurum’a hastaneye mi kaldırmışlar? Ne anlattı Yusuf? Haberi mi gelmiş ne? Onun adamı da kura efradındandı, değil mi?

EFEKT :BELLİ BELİRSİZ GÜLÜŞME SESLERİ.

1. ERKEK -(ÖNCEKİ KONUŞMA BİÇİMİYLE, GÜLMEMEYE ÇALIŞARAK) Yok Emmim, Gülizar değil...

2. ERKEK -(YÜKSEK SESLE) Gülsüm, Gülsüm!..

6. ERKEK -(ÖNCEKİ KONUŞMA BİÇİMİYLE) Ne zaman everdiler Gülsüm’ü?!.. Hacı Mevlüt’ün kızı değil mi o?

EFEKT :GÜLÜŞME SESLERİ ARTAR.

2. ERKEK -(ALÇAK SESLE) Gülmeyin arkadaşlar, gücüne gider. (SESİNİ YÜKSELTİR) Cerrah Emmi, doğuran falan yok.

6. ERKEK -(ÖNCEKİ KONUŞMA BİÇİMİYLE) Az evvel hastane lafı geçti ya Yusufum? Erzurum’a göndermişler demedin mi sen? Ağırlaşmış da hani?!..

2. ERKEK -(YÜKSEK SESLE) Cephede yaralananları göndermişler Emmi. Gülsüm de anasıyla birlikte hastabakıcı oldu. Gönüllü... Çadırlı hastanelerde ...

EFEKT :2. ERKEĞİN SESİ HAFİFLERKEN FONDAKİ MÜZİK YÜKSELMEYE BAŞLAR.

2. ERKEK -(YÜKSEK SESLE) ... çalışıyorlar. (SESİ GİTGİDE HAFİFLER) Birçok köyde çadırlı ...

EFEKT :MÜZİK İYİCE YÜKSELİR, BAŞKA SESLER DUYULMAZ OLUR.

GEÇİŞ MÜZİĞİ :FONDAKİ MÜZİK YAVAŞ YAVAŞ SONA ERER, ONUN YERİNİ, ALBINONI’NİN ORG VE YAYLI ÇALGILAR İÇİN SOL MİNÖR ADACYOSU (A. A.) ALIR. MÜZİK HAFİFLEYİP FONDA KALIR.

EFEKT :KÖYDE SABAH VAKTİ DIŞ MEKÂN HAVASINI VEREN SESLER. HIZLI BİR AYAK SESİ (BAŞEFENDİ’NİN YÜRÜYÜŞÜ).

NENE -(SESLENİR) Baba! Acele acele nereye?

EFEKT :BAŞEFENDİ’NİN AYAK SESLERİ YAKLAŞIR VE DURUR.

BAŞEFENDİ -(DUYGULU) Orada mıydın kızım? Göremedim. Sana bakıyordum. (ES)

NENE -Buyur baba!?..

BAŞEFENDİ -(KAYGILI) Nasıl söylesem, (ES) Cepheden haber ...

NENE -(HEYECANLANMIŞ) Yoksa!?.. (KORKUSUZ, GÜÇLÜ) Söyle babacığım, dayanırım. Çavuşum’a bir şey mi olmuş?

BAŞEFENDİ -Yok, öyle kara haber değil.

NENE -(KAYGI VE MERAKLA) Öyleyse? (ES) Hayır ola baba?! Başka kötü bir haber mi?

BAŞEFENDİ -(ÜZGÜN VE KAYGILI) Gazi Ahmet Muhtar Paşa’dan haber var Nenem. Deveboynu’nda muharebe kızışmış... (ES) Tedbir alınmasını emir buyurmuş Paşamız. Kizir Salih’i saldım, ahaliyi meydanda toplamıştır... Hadi kızım, benimle gel, gidelim.

NENE -(MERAKLANMIŞ) Ne için? Söylesene... Nasıl bir tedbir?

BAŞEFENDİ -Yol uğrağındaki köyler boşaltılsın, demiş... (ÜZÜNTÜLÜ) Belki düşman içerilere ilerleyebilirmiş.

NENE -(GÜÇLÜ VE SOĞUKKANLI) Nereye gider bunca insan baba?!..

BAŞEFENDİ -(SOĞUKKANLI VE KARARLI) Büyük kasabalara, şehirlere nakledeceğiz milleti...

NENE -(KARARLI VE GÜÇLÜ) Biz gitmeyiz. (BİR ANLIK SUSKUNLUĞUN ARDINDAN) Yoksa? (ES) Baba!?.. Söylesene! Gitmeyiz, desene!

BAŞEFENDİ -(İNANDIRICI BİÇİMDE YUMUŞAK SESLE) Bebek... (ES) Bebeği ne edeceğiz Nenem?

NENE -(BİRKAÇ SANİYELİK SUSKUNLUĞUN ARDINDAN KARARLI AMA ÜZGÜN) Doğru. O yaşamalı... Emrin başım üzerine baba. (ES) (KAYGILI) Sen?.. Bir başına...

BAŞEFENDİ -(GÜÇLÜ, KARARLI) Beni düşünme kızım. (ES) Beş-on arkadaş köyümüzün başında kalacağız. Allah’a şükürler olsun, yüreğimiz sağlamdır; elimiz silah tutar, gözümüz keskindir. (ES) Hadi Nenem, gidelim, millet toplanmıştır.

NENE -(GÜÇLÜ) Gidelim.

EFEKT :BABA-KIZIN UZAKLAŞAN AYAK SESLERİ. UZAKTAN KÖY MEYDANI HAVASINI VEREN SESLER GELMEYE BAŞLAR. SESLER YAKLAŞIR: HEYECANLI VE KAYGILI KONUŞMALAR AĞIR BASMAKTADIR.

5. ERKEK -(BAĞIRIR) Hah!.. Muhtar Efendi geliyor!

EFEKT :YETİŞKİN İNSAN SESLERİ HIZLA KESİLİR. FONDAKİ MÜZİK YÜKSELİR, 4-5 SANİYE SONRA ALÇALIR VE SUSAR.

8. ERKEK -(YÜKSEK SESLE) Komşular, şöyle gelin!.. (ES) Buraya buraya... Duvarın dibine. Toplaşın...

EFEKT :İNSANLARIN BİR ARAYA TOPLAŞMA SESLERİ. TAM OLARAK ANLAŞILAMAYAN BİRKAÇ KONUŞMA. KOŞUŞTURAN, BİRBİRLERİNE, ANALARINA SESLENEN ÇOCUK SESLERİ. ÇOCUKLARINA SESLENEN BİRKAÇ KADIN SESİ. BABA-KIZIN AYAK SESLERİ: YAKLAŞIR VE DURUR. KOUŞMALAR KESİLİR.

BAŞEFENDİ -(İNANDIRICI) Kardeşlerim, Kizir Efendi söylemiştir herhal... (ES) Köyü en kısa zamanda boşaltacağız. İçerlek yerlerdeki, vilayetteki hısım-akrabada, tanışlarda misafir olacağız. (ES) Hiç olmazsa karılarımızı, kızlarımızı emanete alacağız... Canımızdan da ileri olan ırzımızı korumak şart. (ES) Oralarda da herkes vaziyetten haberdardır. Az önce Erzurum’daki ağabeyimden bir pusula aldım: cümle âlem gelecekleri beklemekteymiş.(ES) Nene de emmisine gidiyor. (ES) Allah’tan ki harmanını kaldırmayanımız kalmadı. İlk işimiz, tahılları gömmek. Düşmanın baş hedefi yiyecekmiş... (ES) Ve tabii ki, ... (ES) Telaşa mahal yok... Evvel Allah, iki-üç gün içinde bu işi tamam ederiz. (ES) Ben, burada kalacağım... Benimle kalmak isteyenler Salih Efendi’ye isimlerini yazdırsın. Büyük Allahım işimizi kolay etsin, yüreğimize kuvvet versin! Benim diyeceğim bu kadar.

EFEKT :KÖY HALKININ DURUMU ONAYLAYAN KONUŞMALARI. PEK ANLAŞILMAYAN KONUŞMALAR. ARTAN ÇOCUK SESLERİ. FONDAKİ MÜZİK YAVAŞ YAVAŞ YÜKSELİRKEN BÜTÜN SESLER SÖNER.

GEÇİŞ MÜZİĞİ :SAZLA YENİ BİR UZUN HAVAYA YOL GÖSTERME EZGİSİ.

MÜZİK :GEÇİŞ MÜZİĞİ HAFİFLEYİP FONDA KALIR.

EFEKT :NENE’NİN NİNNİ SÖYLEYEN SESİ. (DIŞARIDAN) DIŞ MEKÂN SESLERİ. ÇATÇATLA SOKAK KAPISI VURULMASI.

KIZ ÇOCUĞU -(DIŞARIDAN SESLENİR) Nene Abla!.. Mektubun var!

EFEKT :AÇILAN PENCERE SESİ.

NENE -(SESLENİR) Emine sen misin?

KIZ ÇOCUĞU -(SESLENİR) Benim. Mektubun var abla... (ES) Az önce eniştem getirdi.

NENE -(SESLENİR) Sağ olasın Emine... Allah razı olsun. Kimdenmiş? Babamdan mı? (ES) Yoksa... (ES) Yoksa Mehmet’ten mi?!..

KIZ ÇOCUĞU -(SESLENİR) Bilmiyorum abla!.

NENE -(ES) Çocuğu emziriyorum... Kapı sürgülü değil, ipi çek, yukarı gel. (ES) İşin yoksa. Meraklandım, bana bir okuyuver hele, kimdenmiş mektup... Oğlan uyumaya yüz tuttu, ben şimdi bakamam.

GEÇİŞ MÜZİĞİ :FON MÜZİĞİ YÜKSELİP SÖNER, ERZURUM’UN “BEN BİR KAVAK, YOL ÜSTÜNDE BİTEREM” HAVASI GİRER (TEK BİR KADIN SESİ). MÜZİK FONDA KALIR.

KIZ ÇOCUĞU -(ARADA SIRADA HECELEYEREK MEKTUBU OKUMATADIR) “... duydum ki oğlumuz olmuş, mübarek olsun... Beni sorarsan, birkaç yara aldıydım, ama çabuk iyileştim. Şimdi sapasağlamım. Beni hiç merak etme. Kış bastı diye yeni urbalar verildi, ...”

GEÇİŞ MÜZİĞI :FONDAKİ MÜZİK YÜKSELİR, SONRA YİNE FONDA KALIR.

KIZ ÇOCUĞU -(MEKTUP OKUMAYI SÜRDÜRMEKTEDİR) “... terfiler geldi, nişanlar takıldı. Allah nasip etti, ben de çavuş oldum. Ev uşağım Nene, sana bir sözüm var: Bölük kumandanımız Mülazım Nâzım Efendi çok babayiğit bir zabit, o da bir rütbe aldı,; oğlumuzun adı “Nâzım” olsun derim. Kayınbabamın da ...” (OKUMAYA ARA VERİR)

NENE -(ALÇAK SESELE KENDİ KENDİNE) Olsun... Olsun Mehmetim, “Nâzım” olsun. Ne güzel isim... Nâzım. (BİRKAÇ SANİYE SONRA, DUYULUR SESLE, SEVECEN) Bak oğul, bir ismin oldu. Baban senin için mektup yollamış, ismi “Nâzım” olsun, demiş. Mülazım Efendi’nin adıymış “Nâzım”... Uğurlu kademli olsun adın!.. İnşallah sen de zabit olursun da kılıçlar kuşanırsın, sırmalar takarsın, nişanlar alırsın. (ES) Güzel Allahım o günleri gösterir mi bilmem. (ES) Hadi oku Emine, başka ne demiş Mehmet Çavuş?

KIZ ÇOCUĞU -Az bir şey kaldıydı Nene Abla. (ES) Dur, birden bulamadım. (BİRKAÇ SÖZCÜĞÜ MIRILDAYARAK OKUYUP GEÇER) Hah, (OKUMAYA BAŞLAR) “... Kayınbabamın da rızasını al. Sana bir çift sözüm daha var: Muharebe içinde olduğumuzu unutma. Canını ver, ırzını kirlettirme. (SES YAVAŞ YAVAŞ KAYBOLUR) Kısmet olursa yine yazarım. Konu komşuya ...”

MÜZİK :HARP MARŞI [SÖZLÜ]

GEÇİŞ MÜZİĞİ :MÜZİK YAVAŞ YAVAŞ SONA ERER, ONUN YERİNİ, A. A.’SI ALIR (5:41’İNCİ DAKİKADAN BAŞLAYARAK).

MÜZİK :ANSIZIN KARABASAN HAVASINI VEREN BİR MÜZİK YÜKSELİR.

EFEKT :KARABASAN MÜZİĞİ EŞLİĞİNDE YANKILI İNSAN SESLERİ: ANLAŞILMAZ VE SERT BAĞIRMA, ÇIĞLIK VE HAYKIRMALAR.

NENE -(HAYKIRIR [YANKILI]) Savulun!.. Dokunmayın yavruma!.. Yaklaşma! Hayır, hayır! Yaklaşma, vururum!.. Anacığım, dayan, şimdi yetiştim...

EFEKT :İKİ EL TÜFEK SESİ (YANKILI). (DIŞARIDAN) SABAH EZANI. EZANLA BİRLİKTE KARABASAN DURUMU HIZLA KAYBOLUR. EZAN FONDA KALIR.

NENE -(SAKİNLEMEYE ÇALIŞARAK) Aziz Allah!.. (ES) Şükürler olsun, düş imiş... (ES) Nâzımım, yavrum benim!.. Kurban olurum sana... (ES)

GEÇİŞ MÜZİĞİ :R. M. (4:00’ÜNCÜ DAKİKADAN BAŞLAR). MÜZİK FONA DÜŞER.

EFEKT :YALINAYAK MERDİVEN ÇIKAN BİR KADININ YAKLAŞAN AYAK SESLERİ. AHŞAP BİR ODA KAPISI AÇILIP KAPANIR.

MÜZİK :GÜÇLÜ BİR FELAKET MÜZİĞİ. MÜZİK ALÇALIP FONDA KALIR.

NENE -(BİRAZ ÜRKMÜŞ VE ŞAŞIRMIŞ, HAYKIRIR) Kimsiniz? Ne arıyorsunuz evimde?

1. SALDIRGAN –(SARHOŞ, ŞIMARIK, SAHTEKÂR [BOZUK BİR TÜRKÇEYLE]) Korkma güzelim... Biz yabancı değiliz. (ES) Cepheye gidiyoruz. Çok acıktık da, biraz ekmek istemek ...

NENE -(İNANMAMIŞ, KORKUSUZ VE SERT) Kim açtı size kapıyı?! Evde kimse yoktu ki... (ES) Ekmeği kim verecekti?

2. SALDIRGAN –(YILIŞIK) Seeen!..

NENE -(SORGULAR GİBİ) Askerseniz, hani elbiseleriniz? Tüfeğiniz nerede?!..

2. SALDIRGAN –(YILIŞIKLIĞI ARTMIŞ) Aşağıda bıraktık. (ES) Çok sordun ha! Geç içeri, göster bakalım şu ekmeğin yerini! Yürü!..

EFEKT :İLERİ ATILAN BİRKAÇ ADIM SESİ. MÜZİK BİRDEN YEKSELİR, BİRAZ SONRA HAFİFLER.

NENE -(KORKUSUZCA BAĞIRIR) Çek elini üzerimden! (ES) (SAKİNLEŞMİŞ, İNANDIRICI) Peki, inandım. (ES) Bekleyin burada... (ES) İçeride bebeğim uyuyor, uyanmasın; istediğinizi getireceğim... Katık da... Ama, çok bir şeyim yok.

1. SALDIRGAN –(YAPMACIKLI VE YILIŞIK) Olsun güzelim, olsun da az olsun. Getir bir bakalım, nelerin varmış!?..

GEÇİŞ MÜZİĞİ :FONDAKİ MÜZİK YÜKSELİR.

EFEKT :NENE’NİN TAHTA ZEMİNDE YALINAYAK UZAKLAŞMASI SESİ. İÇ ODA KAPISI AÇILIP KAPANIR. MÜZİK HAFİFLER. AYAKKABIYLA USULCA BİRKAÇ ADIM YÜRÜME SESİ. MÜZİK BİR AN İÇİN YÜKSELİR VE SUSAR. İÇ KAPI AÇILIR. SALDIRI SESİYLE BİRLİKTE MÜZİK YÜKSELİR. İÇ ODADAN ANLAŞILMAZ BOĞUK BİR ERKEK SESİ. BOĞUŞMA SESLERİ.

2. SALDIRGAN –([İÇERİDEN] ANLAŞILMAZ BİR DİLLE BİR ŞEYLER SÖYLER) Ah!.. Aaah!

EFEKT :AĞIR BİR BEDENİN AHŞAP YERE YIKILMA SESİ.

NENE -(İÇERİDEN BAĞIRARAK) Al bir daha!.. Al! Pis ırz düşmanı! Geber! Seni namussuz!.. Al, al bir daha!..

EFEKT :AYAKKABIYLA SERT VE HIZLI OLARAK BİRKAÇ ADIM SESİ.

l. SALDIRGAN –(ÖNCE ANLAŞILMAZ BİR DİLLE BİR ŞEYLER SÖYLER) Dur!.. (ES) Pis Türk! Canavar karı! (ES) Dur, yapma! Dur!..

NENE -“Pis Türk” ha?! Al, al sana da!..

1. SALDIRGAN –(ACIYLA FERYAT EDER) Ah!.. Vurma, dur!

NENE -Geberemedin mi daha?! Al bir daha!

EFEKT :NENE’NİN YALINAYAK KOŞMA SESİ.

MÜZİK :MÜZİK ALÇALIP SÖNERKEN YERİNİ A. A.’SI ALIR (5:51’İNCİ DAKİKADAN BAŞLAYARAK). MÜZİK FONA DÜŞER.

EFEKTT :TAHTA ZEMİN ÜZERİNDE DOLAŞAN VE ARALARINDA MIRILDAYARAK KONUŞAN İNSANLARDAN KAYNAKLANAN SESLER. YERDE AĞIR BİR ŞEYLER SÜRÜKLENMEKTEDİR.

NENE -(SOĞUKKANLI) Niyetlerini hemen anlamıştım Zabit Efendi... (ES) Kolay kandılar... Odaya girip önce Nâzımım’ı yüklüğe sakladım, sonra da babamın verdiği hançeri alıp kapının ardına sindim. Arkamdan gelmelerini bekledim... (ES) Biliyordum, geleceklerdi. (ES) Allah’tan tek tek geldiler... Yoksa... (ES) Büyük Allahım korudu beni; güç verdi... Hiç korku çekmedim.

GEÇİŞ MÜZİĞİ :R. M.’NİN 3:19-3:30’UNCU DAKİKALARI.

EFEKT :SABAH EZANI OKUNMAKTADIR. EZAN VAKTİ DIŞ MEKÂN HAVASINI VEREN SESLER. (SESLER DIŞARIDA KALIR) EZAN SONA ERER.

MÜEZZİN -(DIŞARIDAN) Ey Erzurumlular! Koşun ey ahali!.. Moskof askeri Aziziye Tabyası'nı ele geçirdi. Vatan elden gidiyor... Eli silah tutan vatanın imdadına koşsun! Bu iş, içimizden çıkan bazı hainlerin yardımıyla olmuştur: Moskof’a, nankör Ermenilerin çeteleri kılavuzluk etmiştir. Bu kahpeler, uykudaki askerimizi süngüleyerek düşmanı Tabya’ya buyur etmiştir. Ey ahali!.. Eli silah tutan vatanın imdadına koşsun!..

MÜZİK :“ANNEM BENİ...” MARŞI (SÖZSÜZ). MÜZİK FONA DÜŞER.

EFEKT :SOKAKTA KOŞUŞMA SESLERİ. KÖPEK HAVLAMALARI.

SESLER -(HEYECANLI, KARARLI) “Koşun! Acele edin!/Fatma, Nâme, buraya gelin!/Nene, geliyoruz!/Acele edin kızlar!/Saim, Hüseyin, buradan!/Meydana, meydana! Ali Efendi’nin yanında toplaşılacak!/Ağam, neredesin?!/Mahmut, bekle beni!/Vardım ağam, vardım!/Topdağı’na, Topdağı’na!/ Canımızı vereceğiz, memleketi vermeyeceğiz!”

GEÇİŞ MÜZİĞİ :FONDAKİ MÜZİK YÜKSELİR, YENİDEN FONA DÜŞER.

EFEKT :ÇARPIŞMA HAVASINI VEREN SESLER.

SESLER -(HEYECANLI, KARARLI, KORKUSUZ) “Allah Allah!/Vurun!/ Aman vermeyin!/Ha gayret, az kaldı!/Nene, kolla kendini, arkanda!/Bakın,kaçıyorlar!/Kaçıyorlar! /Allahım, şükürler olsun!/Bayrağı çekin!”

GEÇİŞ MÜZİĞİ :FONDAKİ MÜZİK SÖZLÜ OLARAK YÜKSELİR, SONRA SÖNER.

MÜZİK :”DAĞ BAŞINI DUMUN ALMIŞ” MARŞI YÜKSELİR.

EFEKT :MÜZİK ALÇALIRKEN TÖREN ALANI HAVASINI VEREN SESLER.

SES -(TOPLULUĞA SESLENMEKTEDİR) Sayın Meclis Başkanım, Sayın Bakanım, Sayın Valim, Sayın Ordu Komutanım, Sayın Belediye Başkanım! Aziziye Kahramanlarının, Aziz Şehitlerimizin Çok Değerli Evlatları, Yakınları! Değerli Konuklar, Erzurumlular! Aziziye Tabyası Zaferi’nin bu yetmiş beşinci yıldönümünde, ne mutluyuz ki aramızda çok değerli bir büyüğümüz de var: Nene Hatun!..

EFEKT :ALKIŞLAR, BANDONUN ALKIŞ VURUŞU. SEVGİ BAĞIRIŞLARI.

SES -Kahraman Türk kadının bu en büyük timsalinin elini saygılarımızla öpüyoruz, sevgilerimizle öpüyoruz, teşekkürlerimizle öpüyoruz!.. Cumhuriyetimiz’i yaratanların anası, anaların anası Nene Hatun! Sen çok yaşa!

EFEKT :ALKIŞLAR, BANDONUN ALKIŞ VURUŞU. SEVGİ BAĞIRIŞLARI.

GEÇİŞ MÜZİĞİ :”DAĞ BAŞINI DUMUN ALMIŞ” MARŞI YÜKSELİR.

MÜZİK :GEÇİŞ MÜZİĞİNİN YERİNİ “ONUNCU YIL MARŞI” ALIR.

EFEKT :MÜZİK ALÇALIRKEN BİR OYUN İZLENMİŞ SALON HAVASINI VEREN SESLER: ALKIŞLAR, “BRAVO” SESLERİ VB.

GEÇİŞ MÜZİĞİ :“ONUNCU YIL MARŞI” MARŞI YÜKSELİR.

MÜZİK :GEÇİŞ MÜZİĞİ ALÇALIRKEN R. M’NİN İLK EZGİLERİ GİRER. MÜZİK ALÇALIR VE FONDA KALIR.

ZEYNEP -(HAYRANLIKLA) Ne güzel!.. Sonra anneanne?

SEYHAN -(GEÇMİŞTE YAŞAR GİBİ) Sonra... (ES) Sonra, elimi öptüler. (GÜLÜMSER) Hıh... Rol yaptığımı falan unutup basbayağı duygulanmıştım. Gözlerimin yaşardığını anımsıyorum... Makyajım bozulacaktı neredeyse...(ES) Ah... Gerçekten güzeldi... (ES) En çok nede zorlandım, bilir misiniz?

ZEYNEP -(MERAKLANMIŞ) Nede?

SEYHAN -(GÜLER) Tabii ki, doksan beş yaşında bir ihtiyar olarak beli bükülmüş biçimde dakikalarca oturmakta...

BÜYÜKNİNE -(SEVECEN) Benim güzelime yaşlılık da yakışmıştı...

SUNER -(YAPMACIK BİR CİDDİLİKLE) Peki de karıcığım, döner sahne var mıydı ki o zaman? (ES) Hem de okulda!?..

BÜYÜKDEDE -(BİLMEZDEN GELEREK) Sahi kızım, hasıl halletmiştiniz onca sahne düzenlemelerini?!..

SEYHAN -(UTANMIŞ) Yapma baba!..

İLKAY -(GÜLEREK) Kim olacak, babam!.. İşi ışık oyunlarıyla o çözmüş... Müsamerenin teknisyeniymiş. Ve, ...

ÇOCUKLAR -(BİR AĞIZDAN) Oooo!..

İLKAY -Nereden bilecektin değil mi dedeciğim, o genç mühendis adayının bir gün damadın olacağını?!..

BÜYÜKNİNE -(SEVECEN) Fena mı olmuş yani? (MÜZİKLE BİRLİKTE KONUŞMALAR DUYULMAZ OLUR) Sizleri nereden bulacaktık o sahne işleri olmasaydı, ...

EFEKT :BÜYÜKNİNE’Yİ ONAYLAYAN SEVGİ YÜKLÜ SÖZLER...

MÜZİK :FONDAKİ MÜZİK SÖNERKEN R. M.’NİN SON TÜMCELERİ YÜKSELİR.

S O N




1 Bu özet bilgi, Doğan Kardeş yayınlarından Yeni Hayat Ansiklopedisi ile ‘memocal.com’ ve ‘sevde.de’ adlı internet sitelerinden derlenmiştir.








3 Akşam gazetesi, haber, 1.6.2004




4 Zaman gazetesi, haber, 25.5.2003




5 ‘Harp Marşı’ ve ‘Mehter Marşı’ diye bilinen bu marş, Türk müziğinin önde gelen bestecilerinden İsmail Hakkı Bey’in yapıtıdır. Marşın güftesi ise, 93 Harbi’nde gösterdiği üstün başarılarından ötürü ‘gazi’ unvanı verilen Anadolu Ordusu Başkomutanı Müşir (Mareşal) Ahmet Muhtar Paşa’nındır (‘a’lar uzun sesletilerek: Gafil ne bilir neşve-i şevk-ı vegayı / Meydan-ı celadetteki envar-ı sefayı / ..... [Bu özet bilgiler için, Doğan Kardeş Yayınları’ndan Yeni Hayat Ansiklopedisi ile “kars.gov.tr” adlı internet sitesinden yararlanılmıştır.]).


Birkaç Not:


1.AZİZİYE’DE ATAN YÜREK adlı bu radyo oyunum (oyun), devlet okullarında olmak, özgün metnin özünden sapmamak, diyalogları korunmak ve kaynağı ile yazarı belirtilmek koşuluyla dileyen öğretmenler tarafından benden izin almaksızın sahneye uyarlanabilir/her türlü yayın araçlarında sahneye ya da mikrofona konabilir.

2.Oyunda belirtilen müzikler, oyunun yazılışı sırasında içime doğan duyguların yönlendirmesiyle belirlenmiştir. Dolayısıyla,

a)Oyun sahnelenirken pek doğal olarak ilgililer başka müzikleri kullanabilir;

b)Özgün metinde belirlenmiş bulunan müziklerin kullanılmak istenmesi durumunda, bunların elde edilmesi için benden yardım istenebilir.

3.Oyunun sahneye uyarlanması/herhangi bir yayın aracında sahneye ya da mikrofona konması sürecinde sahne metnini hazırlama aşamasında benden yardım istenebilir.

4.Oyunun sahnelenmek istenmesi/sahnelenmesi/yayın araçlarında sahneye ya da mikrofona konması durumunda, “oyunun ‘seyir defteri’ne not düşebilmem için” bilgilendirilmem ve sahneye uyarlama/senaryo vb. metnini edinmem iyi olacaktır.

5.Öğretmen arkadaşların, düşünce ve sanat ürünlerinden yararlanmaya ilişkin evrensel aktöre kurallarına saygı duyacağına inanıyorum.

6.Oyunun kullanılmasına ilişkin burada vermiş olduğum izin, hiçbir biçimde, oyunun herhangi bir tecimsel uygulamaya/girişime/etkinliğe konu edilebileceği anlamına gelmez.

7.Benimle iletişim kurmada eposta yolunun kullanılmasını salık veriyorum.

İnal Karagözoğlu

Yarımca, 26 Mart 2006